"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/436 E., 2016/172 K.
SUÇ : Zimmet (sanıklar ..., ... ve ....), ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (diğer sanıklar hak.)
HÜKÜM : Mahkumiyet (sanık ... hak.), beraat (diğer sanıklar hak.)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar Osman, Serkan, Yüksel ve Gürsel hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklara isnat olunan suçun 5237 sayılı TCK'nın 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 23.02.2016 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri harcamaların hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanık ... tarafından yapıldığının belirtilmesi suretiyle karar yerinde gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi katılan vekilinin temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında basit zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkanı olan sanık hakkında görevli olduğu yıllarda zimmet suçunu işleği iddiası ile açılan kamu davasında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılabilmesi ve varsa zimmet miktarının tam olarak tespit edilebilmesi için, sanık ... tarafından hiç yapılmayan işler için ya da gerçek maliyetin üzerinde ödeme belgeleri düzenlendiği şeklindeki iddia ve kabul yönünden, sanık tarafından ödeme yaptığı belirlenen ve daha önceden beyanları alınmayanların tespiti ile ödeme alıp almadıklarını, almış iseler miktarlarını açıklığa kavuşturacak şekilde tanık sıfatıyla beyanlarının alınması keza kendilerine ödeme yapıldığı anlaşılan ve 15.05.2015 tarihli tutanakta imzası bulunanlardan Satılmış Saçkesen ile ... ...'ın da tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, imza inkarının olması halinde imza ve yazı incelemesi hususunun değerlendirilmesi, doğalgaz bağlantı tesisatı işine ilişkin olarak ise tanık Atakan'ın beyanı ile sanık savunması doğrultusunda gerektiğinde işi yapan İkram Coşkun'un da beyanına başvurulmak suretiyle neden teklif edilenden yüksek ödeme yapıldığının araştırılması hakeza suç dönemine ilişkin gelir gider evrakı dahil suça konu isnada ilişkin tüm kooperatif kayıtları ile varsa hukuk dava dosyaları temin edilerek mahkemece yapılan keşiflerdeki tespitler doğrultusunda sanığın yönetimde bulunduğu dönemde kooperatife ait inşaatta yapılan işlerin, kooperatif inşaatına ait plan, proje, metraj cetvelleri, hak ediş raporları ve harcamalarla ilgili belgelerin temin edilip dosya içine alınmasını müteakip inşaat konusunda uzman bilirkişilerin katılımıyla mahallinde keşif yapılıp suç tarihleri itibarıyla inşaatların fiziki gerçekleşme oranları, projeye göre yapılan işlerle varsa proje harici işlerin belirlenmesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı birim fiyatları baz alınarak toplam inşaat maliyetinin tespiti sonrasında, yeni bir bilirkişi heyetine dosya tevdi olunarak belirlenen inşaat maliyetinin saptanması hususunda her yıl yapılan inşaatın o yılki birim fiyat ile çarpılması suretiyle inşaat maliyetinin belirlenmesine ilişkin inşaat konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınması sonrasında, sanığın fiili olarak görev yaptığı döneme yönelik kooperatif ile yapılan alım, satım ve ödeme işlemlerine ilişkin evrakın, kooperatifin sağladığı hesaplara intikal ettirilmeyenler dahil tüm gelirler, inşaatlar için yapılanlar dahil tüm giderler, göreve başladığı ve görevden ayrıldığı tarihlerdeki banka ve kasa mevcutları ile tüm belgelerin temin edilip dava dosyasının tüm ekleriyle birlikte 2 Sayıştay emekli uzman denetçisi ve 1 inşaat mühendisinden oluşan yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek; kooperatifin suç tarihleri arasındaki tüm gelirleri ile teknik bilirkişilerce verilecek rapordaki tespitler irdelenerek tüm giderlerinin belirlenip karşılaştırılması, sanığın savunmaları ile dosya arasındaki raporlar da değerlendirilmek suretiyle zimmetinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor alınmasından sonra eylemin basit mi nitelikli mi olduğu ve zincirleme şekilde işlenip işlenmediği hususları üzerinde de durularak sanığın hukuki durumumun takdir ve tayini gerektiği halde eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın kooperatif için yapılmış işlerde ödediği paraların miktarlarının, söz konusu paranın ödendiği gözüken kişilerin beyanları doğrultusunda belirlenebilmesi nedeniyle eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu sanık hakkında basit zimmet suçundan karar verilmesi,
Sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-d madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, ayrıca, aynı Yasa'nın 53/5. madde ve fıkrası uyarınca cezasının infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.