"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/210 Esas, 2016/1 Karar
SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça konu edimlerin hizmet ve yapım işlerine ilişkin olması nedeniyle sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 236/2-d-e maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ancak 5237 sayılı Kanun'un 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri kanun koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığından, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın "a" ve "b" bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, "c", "d" ve "e" bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri suçun faili olabileceğinden dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun'un 236/2-d-e maddesi uyarınca edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında; kabul işlemlerini yapan kamu görevlileri hakkında açılan kamu davası bulunmaması karşısında, faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmadığı diğer yandan,
5237 sayılı Kanun'un 236/2. maddesinde yer verilen "kabul" ibaresinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 19.12.2002 tarihli ve 24968 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yapım İşleri Muayene ve Kabul Yönetmeliğinin 11 ve devamı maddelerinde detayına yer verilen kesin kabul işlemi olarak anlaşılması gerektiği, Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/441 Esas, 2012/39 sayılı Kararından anlaşılacağı üzere dava konusu ihalelere ilişkin kesin kabul işleminin yapılmaması nedeniyle sanıklara yüklenen edimin ifasına fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, sanıkların leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi katılan vekilinin temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.