Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/26 Esas, 2021/8 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin tayin olunan ceza miktarına nazaran uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2001 tarihli ve 2001/10760 Hazırlık, 2001/4092 Esas, 2001/289 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihtilasen zimmet suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin ikinci fıkrası, 219 uncu maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 31 inci, 33 üncü, 39 uncu ve 40 ıncı maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

B.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2003 tarihli ve 2001/466 Esas, 2003/113 sayılı Kararı ile sanığın sübutu kabul edilen fiillerinin kül halinde müteselsilen ihtilasen zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle sanığın cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

C.Dairemizin 20.11.2003 tarihli ve 2003/6918 Esas, 2003/6742 sayılı Kararı ile söz konusu hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Ç.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.03.2004 tarihli ve 2001/10760 Hazırlık, 2001/4092 Esas, 2001/289 numaralı ek İddianamesiyle sanık hakkında ihtilasen zimmet suçundan 765 sayılı Kanun'un 202 nci maddesinin ikinci fıkrası, 219 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, kamu görevlisinin resmi belgede müteselsilen sahteciliği suçundan aynı Kanun'un 339 uncu ve 80 inci maddeleri, müteselsilen nitelikli dolandırıcılık suçundan aynı Kanun'un 504 üncü maddesinin yedinci fıkrası, 80 inci, 522 nci, 31 inci, 33 üncü ve 40 ıncı maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

D.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2006 tarihli ve 2004/28 Esas, 2006/159 sayılı Kararı ile sanığın sübutu kabul edilen eylemlerinin kül halinde zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede mütelsilen sahteciliği suçlarını oluşturduğu kabulüyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.

E.Dairemizin 04.10.2012 tarihli ve 2012/6449 Esas, 2012/9878 sayılı Kararı ile söz konusu hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

F.... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2014 tarihli ve 2012/405 Esas, 2014/249 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihtilasen zimmet ve müteselsilen nitelikli dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ve sanığın kamu görevlisinin resmi belgede müteselsilen sahteciliği suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

G.Dairemizin 13.11.2019 tarihli ve 2019/6156 Esas, 2019/10653 sayılı Kararı ile müteselsilen nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair hükmün onanmasına, kamu görevlisinin resmi belgede müteselsilen sahteciliği suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, ihtilasen zimmet suçundan açılan kamu davasının düşmesine dair hükmün ise bozulmasına karar verilmiştir.

H.Temyiz incelemesine konu karar ile sanığın zincirleme nitelikli zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri, sanık hakkında en üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğine, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve sair hususlara ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, müvekkilinin alt kademede görev yapan bir polis memuru olarak hiyerarşik yapı içerisinde bu suçu tek başına işlemesinin mümkün olmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, ek iddianameye konu isnatlar yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmadığına, 67 adet makbuz ile ilgili inceleme yapan bilirkişinin ... Polis Meslek Yüksek Okulunda öğretim görevlisi olarak görev yapmakta olup tarafsız olmadığına, bilirkişi raporunda makbuzlardaki bir kısım rakamların sanığın el ürünü olduğu yönünde görüş bildirdiği halde bir kısım rakamlar için görüş bildirmediğine, bu itibarla söz konusu raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığına, müvekkilinin kazanılmış hakkının ihlal edildiğine, tüm isnatların zimmet olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, müvekkili hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, hile sayılabilecek fiili bulunmadığından nitelikli zimmetten ceza verilemeyeceğine ve sair hususlara yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihlerinde ... Emniyet Müdürlüğü Bölge Trafik Şubesinde sayman ve birim mutemedi olarak görev yapan sanığın, 2001 yılı içerisinde trafik para cezası sayman mutemedi alındılarının 146 adedini kasa defterine işlemeyerek 3.488.100.000 TL'yi, 260 adedinin miktarını azaltmak suretiyle deftere işleyerek 3.739.600.000 TL'yi, 8 adedinin dip koçanlarını kopararak 208.500.000 TL'yi, 3 adedinin dip koçanlarında tahrifat yaparak 67.800.000 TL'yi, 67 adedinde tahrifat yaparak 1.049.000.000 TL'yi uhdesine geçirdiği iddiasıyla zimmet suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

Mahkemece, tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın iddia konusu fiilleri işlediğinin sabit olduğu kabulüyle zincirleme nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanık aleyhine temyiz bulunmayan ve Dairemizin 04.10.2012 tarihli, 2012/6449 Esas ve 2012/9878 Karar sayılı ilamı ile bozulan 26.04.2006 tarihli ve 2004/28 Esas, 2006/159 sayılı mahkumiyet kararında, sanığın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan 4 yıl 6 ay, nitelikli dolandırıcılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeyerek 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılmış ise de, Dairemizce sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması neticesinde ceza miktarının azalması nedeniyle söz konusu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Zimmete konu miktar sanık tarafından 26.04.2006 tarihinde ödenmekle, kovuşturma evresinde etkin pişmanlığın gerçekleştiği nazara alınarak, cezasında 5237 sayılı Kanun'un 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Güvencenin cezanın infazına başlandığında iadesi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması,

Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine karar verilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2021 tarihli ve 2020/26 Esas, 2021/8 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bendinden sonra "Zimmete konu miktarın tamamının sanık tarafından kovuşturma evresinde katılan kuruma ödendiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca cezasında 1/3 oranında indirim yapılarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,” fıkrasının eklenmesi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmak suretiyle belirlenen "7 yıl 9 ay 22 gün" şeklindeki sonuç cezanın "5 yıl 2 ay 15 gün" ve 3 numaralı bendinde yer alan "kesinleştikten" ibaresinin "infaza başlandıktan" olarak değiştirilmesi ve 4 numaralı fıkrasına “Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 8.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.10.2023 tarihinde karar verildi.

***