Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/241 Esas, 2016/89 Karar

SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, rüşvet alma ve rüşvet verme

HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat, ... ve ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin,10.05.2016 tarihli ve 2015/241 Esas, 2016/89 sayılı Kararının şikayetçi ... vekili, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

... vekilinin temyiz talebinin sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanık ...'a isnat edilen görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının bu suçtan açılan kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2015 tarihli ve 2015/2538 Esas, 2015/992 Soruşturma, 2015/133 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 252 nci maddesinin birinci fıkrası, sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan, aynı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve sanıklar hakkında 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B.Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/241 Esas, 2016/89 sayılı Kararı ile sanıklardan ... hakkında rüşvet alma ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.... vekilinin temyizi; sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, mahkumiyet kararı verilen sanıklar yönünden de Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine dairdir.

B.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçunun oluştuğuna, rüşvet alma suçunun oluşmadığına ilişkindir.

C.Sanık ...'ın temyiz istemi; hakkında mahkumiyet hükmü verilmesinin eksik incelemeye dayandığına, rüşvet verme suçunu işlediğine dair kesin delil olmadan karar verildiğine, verilen hükmün bozulması talebine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR

Özel izne bağlı yükün mevzuata aykırı olarak taşınması nedeniyle yediemin otoparkına çekilmiş olan tır ve dorsesinde bulunan ve her biri ayrı dorselerde gitmesi gereken 13 adet standart dışı yükün suç tarihinde Bolu Emniyet Müdürlüğü Otoyol Büro Amirliğinde görevli polis memurları olan sanıklar ... ve ... tarafından aynı tır ile çıkışına izin verildiği, bu işlemler sırasında kamera kaydından sanıklardan ...'ın ...'ın cebine para koyduğu tespit edildiğinden, sanık ... hakkında rüşvet alma, sanık ... hakkında da rüşvet verme suçlarından cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davalarında, Mahkemece; atılı suçlardan sanıklar hakkında mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

Kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunmayan ve katılmasına karar verilmeyen Bakanlık lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığından ... vekilinin vekalet ücretine yönelik talebi yerinde görülmemiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık ... hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat kararına yönelik ... vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/241 Esas, 2016/89 sayılı Kararında sanık ... müdafii ile sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştirilen husus dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin ve sanık ...'ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.11.2023 tarihinde karar verildi.

***