Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2009/55 Esas, 2016/157 Karar

SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, Tarım ve Orman Bakanlığı

SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet, resmi belgede zincirleme sahtecilik, dolandırıcılık

HÜKÜM : Mahkumiyet (sanıklar ... ve ... haklarında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından), beraat (sanık ... hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Katılan Kooperatif vekilinin, 19.04.2016 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdiği 15.01.2021 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği, gerekmediği halde hükmün tebliğinin temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmakla, temyiz isteminin; diğer yandan Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle Hazinenin dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, Hazine vekilinin anılan suçlar yönünden verilen hükümlere yönelik vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, adı geçen Bakanlığın 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suç yönünden müdahil sıfatını kazandığına, Bakanlığın dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından verilen hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin zimmet suçundan katılan, sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından zarar gören sıfatını haiz olan Bakanlık vekilinin sanıklar haklarında kurulan tüm hükümlere, müdafiilerinin sanıklar Harun ve Cengiz hakkında zimmet ve sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ek 2/2. maddesi gereğince, suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığının, kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma hakkı olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Kanun'un 233 ve 234. maddeleri gereğince sahtecilik ve dolandırıcılık suçları bakımından da kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için dava ve duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ... katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile zimmet suçu yönünden katılan, diğer suçlar bakımından suçtan zarar gören Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanıklara isnat olunan tüm eylemler arasındaki hukuki ve fiili bağlantı da nazara alınarak sair yönleri incelenmeyen tüm hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 21.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***