"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/69 Esas, 2016/103 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖRENLER : Hazine, Adalet Bakanlığı
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Atılı suçtan sanıklardan ... hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar görenlerden Hazine vekilinin 23.12.2020, Hazine ve Adalet Bakanlığı vekilinin ise 25.12.2020 tarihinde tebliğ edilen hükümleri 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra, Hazine vekilinin 04.01.2021 ve Hazine ile Adalet Bakanlığı vekilinin ise 05.01.2021 havale tarihli dilekçeler ile temyiz ettikleri anlaşıldığından, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; sanıklardan ...'ın kendisi hakkında, İsmail ve ... müdafiilerinin ise kendi müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın hükümden sonra 11.08.2016 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince açılan kamu davasının sanığın ölümü sebebiyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Suç tarihlerinde sanıklardan ...'nin Mardin 1. İcra Dairesinde icra müdür yardımcısı, ...'ın ise aynı icra dairesinde zabıt katibi olarak görev yaptıkları, hakkında zimmet suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilen Mardin 1. İcra Dairesi müdürü ...'un 03.09.2012 tarihinde icra dosyaları üzerinden işlem yaptığı sırada aynı gün yapılan toplu reddiyat işleminde çok sayıda takipsizlik ile sonuçlanmış icra dosyasında UYAP sistemi üzerinde reddiyat işlemi yapılmasına rağmen paraların ilgililerine veya Hazineye ödendiğine ya da adı geçenlerin banka hesaplarına havale yapıldığına dair dosya arasında imzalı fiziki makbuzların bulunmadığını tespit etmesi üzerine başlatılan soruşturmada, sanık ... ve inceleme dışı sanık ... ...'un yüksek meblağlı reddiyat işlemleri yapılmak üzere bankadan para alıp getirme görevini Mardin'de avukatların yanında çalışan kişilere yaptırdıkları, bu paraların bir kısmının reddiyat işleminde kullanıldığı, önemli bir miktarının ise alacaklılarına ve çok sayıda dosyada olduğu gibi Hazineye verilmesi gerekirken verilmediğinin anlaşıldığı, ayrıca bu tip işlemlerin 09.02.2012 tarihinden başlayarak 06.07.2012 tarihine kadar devam ettiği, suça konu dosyalarda UYAP sistemi üzerinden reddiyat makbuzu düzenlendiği, hileli hareketlerle tahsilat ve reddiyat rakamının eşit olması sağlanarak işlemin denetimden kaçırılmasının sağlandığı, reddiyat işleminin ancak müdüre ait UYAP sisteminden yapılabildiği, sanık savunmaları, tanık beyanları ve bilirkişi raporunun incelenmesinde, anılan icra dairesinde tüm çalışanların diğerlerinin UYAP şifrelerini bildikleri, bu nedenle UYAP sistemi üzerinden fiilen işlem yapan kişinin yalnızca müdür vekilleri olmayabileceği, icra dairesinde çalışan katiplerin de başkasının oturumu üzerinden belirtilen usulsüz işlemleri yapmış olabilecekleri, bu sebeple usulsüz işlemleri o oturumun sahibinin yaptığına dair kesin bir bilgi olmadığından bahisle sanıkların iştirak halinde 40.083,11 TL'yi uhdelerine geçirdikleri iddiasıyla açılan kamu davalarında mahkemece, sanıklar ... ve ...'ın iştirak halinde nitelikli zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmişse de, suça konu icra dosyalarında Mardin 1. İcra Müdürlüğü tarafından Vakıfbank Mardin Şube Müdürlüğüne yazılan ödeme talimatnamelerine istinaden ilgili banka tarafından kendilerine ödeme yapılan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in tanık sıfatıyla dinlenerek bankadan çektikleri paraları kime ve hangi amaçla verdiklerinin sorularak varsa konuya ilişkin tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi, diğer yandan temyiz dışı sanık ... müdafiince dosyaya ibraz edilen 27.11.2014 ve 03.06.2015 havale tarihli dilekçe içeriklerinde belirtilen icra dosyalarındaki kişilerin alacaklarını tahsil edip etmediklerinin tespiti açısından anılan kişilerin tanık olarak dinlenmelerinin talep edilmesi ve bu kişilere ödeme yapıldığına dair bir kısım belgelerin ibraz edilmesi karşısında anılan icra dosyalarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde dosya arasına alınıp bahse konu icra dosyalarındaki alacaklı sıfatını haiz kişilerin de tanık sıfatıyla dinlenip kendilerine ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa kim tarafından ve hangi tarihte yapıldığının sorularak konuya ilişkin tüm belgelerin temin edilmesi sonrasında dosyanın kül halinde konunun uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak yeni bir kurula tevdi edilerek sanıkların uhdelerinde suç konusu paranın bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa hangi sanığın uhdesinde hangi eylemlerinden ötürü ve ne miktarda para bulunduğu hususlarında sanıkların sorumluluğunu ayrı ayrı irdeler nitelikte rapor alınmasından sonra 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 9. maddesi ile suç tarihinde yürürlükte bulunan İcra ve İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 6, 62 ve 63. maddeleri uyarınca reddiyat makbuzu düzenleme yetkisinin münhasıran icra müdürüne ait olduğu da gözetilerek suç tarihinde icra katibi olarak görev yapan ...'ın bu suçun asli faili olamayacağı, şartların varlığı halinde 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabileceği, birlikte suç işleme iradesinin ortaya konulamaması durumunda ise ...'ın eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı da nazara alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun ve suç vasfının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve sanıklardan ... yönünden yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Suça konu olan bir kısım reddiyat makbuzunun fiziki dosyalarda yer almadığı fakat UYAP ortamından temin edildiği, bir kısım reddiyat makbuzunun fiziki dosyalarda mevcut olup anılan makbuzlarda alıcılar tarafından imzalanması gereken kısmın boş bırakıldığı, zimmet suçunun Mardin 1. İcra Müdürlüğü nezdindeki evrak ve kayıtlar ile UYAP sistemi üzerinde yapılan incelemeler sonucunda tespit edildiği, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışların da bulunmadığı nazara alındığında, sanıkların eylemlerinin zincirleme şekilde basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu haklarında zincirleme nitelikli zimmet suçundan hükümler kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
Eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında farklı tarihlerde gerçekleştirdiği kabul edilen sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanıklar hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması yerine infazda tereddüt oluşturacak şekilde süre belirtilmeksizin ve kanun maddesinin tekrarı ile yetinilerek karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA 06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.