Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/142 Esas, 2021/48 Karar

SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/5. maddesi gereğince birinci fıkranın (a) bendindeki hak yoksunluğuna hükmedilirken yasaklılık süresinin, hükümlerde belirtilen gün sayısının yarısından az olamayacağı gözetilmeden, 4 yıl 8 ay 8 gün yerine 4 yıl 8 ay 7 gün olarak tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.

Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle kurulan mahkumiyet hükümleri eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 19.09.2024 tarihinde sanıklardan ... yönünden oy çokluğuyla, ... yönünden oy birliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

TCK'nın 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçu ile kamu görevlisinin görevi dolayısıyla kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu mallar üzerinde görevinin gerekleriyle bağdaşmayan bir surette tasarrufta bulunması, bu malları kendisinin veya başkasının zimmetine geçirmesi suç olarak tanımlanmış olup, zimmete geçirme, suç konusu mal üzerinde malikmiş gibi tasarrufta bulunmayı ifade eder.

Zimmet bir görev suçu olup, kamu görevlisi vasfı bulunan fail, yetkisini kötüye kullanmak suretiyle bu suçu işlemektedir. Zimmet suçunda mal ya da eşyanın zilyetliği kamu görevlisine ya görevi nedeniyle devredilmekte ya da görevi gereği koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunmaktadır. Ön şartın gerçekleşmemesi durumunda zimmet suçundan söz edilmesine imkân bulunmamaktadır.

Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere, görev gereği yasal olarak tevdi edilen malın belli bir süre kullanılıp herhangi bir uyarı, ihbar, şikayet veya soruşturma olmaksızın kendiliğinden iade edilmesi halinde, failin üzerinde kaldığı dönem içinde sağlayacağı nema miktarının esas alınması gereken kullanma zimmeti, aksi takdirde temellük zimmeti söz konusu olmaktadır.

Kahramanmaraş PTT Merkez Müdürlüğü memuru sanık ...’nin posta çeki hesaplarındaki gerçekte olmayan parasal işlemleri sanık ...’in isteği üzerine onun kasa açıklarını kapatmak için yaptığı, mahkemenin kabulünde de olduğu üzere ...’nin gişesinin sayımında kasa noksanına rastlanılmadığı gözetildiğinde, PTT Genel Müdürlüğünün 20.10.2009 tarihli yazısında sanık ...’nin PTT merkez gişe memuru, sanık ...’in 10.01.2007-28.04.2009 tarihleri arasında Zeytun Ilıcası PTT şubesinde gişe memuru olduğu belirtilmiş olup, sanık ... in sanık ...’un çalıştığı yere ilişkin görevi dolayısıyla kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu paradan bahsedilemeyeceği, tamamlanmış suça iştirakin mümkün bulunmamasına göre sanık ...’in zimmet fiilini işleyen sanık ...’un tamamlanmış zimmet niteliğindeki kasa açığının ortaya çıkmasının önüne geçmek amacıyla kendi kasası üzerinden yapılan daha sonra kapatılan havale işlemlerinin, sanık ...’in kasa sayımında açık bulunmaması nedeniyle, sanık ...’a gönderilip kullandırılan para niteliğinde olduğu ve bu haliyle sanığın eyleminin TCK'nın 247/3. maddesinde düzenlenen kullanma zimmeti suçu niteliğinde olduğu, kullanma zimmetinde suçun konusunu geçici süreyle kullanılıp iade edilen paradan elde edilen nema oluşturduğundan, "nema miktarı" bilirkişiye hesaplattırılıp, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun ve TCK'nın 249. maddesinin uygulanma koşullarının var olup olmadığının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

İsabetsiz olup sanık ... yönünden çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.

***