"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/42 Esas, 2019/150 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Eylemlerin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle sanık ... hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında düşürülme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme, bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Müdafiilerinin sanıklar ..., ... ve ... haklarında görevsizlik kararı ile zimmet suçundan açılan kamu davalarının, eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair hükümleri temyizde hukuki yararları bulunmadığından bu hükümlere ilişkin temyiz taleplerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılanlar vekillerinin sanıklar hakkında verilen düşürülme ve beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere dair temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının "C.1" numaralı bendinde yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yargılama konusu eyleminin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve bu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 04.06.2013 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesinin birinci fıkrası da gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322. maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın 28.05.2020 tarihinde hükümden sonra vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA 07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.