"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/162 Esas, 2016/212 Karar
SUÇ : Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle atılı suçtan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.11.2013 tarihli ve 2013/4807 Soruşturma, 2013/1870 Esas, 2013/705 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 262 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.09.2014 tarihli ve 2013/581 Esas, 2014/302 sayılı Kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 262 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu kararın 28.10.2014 tarihinde kesinleşmesini müteakip denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin Kadirli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.03.2016 tarihli ve 2015/675 Esas sayılı ihbar yazısı üzerine sanık hakkındaki dava dosyasının yeniden ele alındığı anlaşılmıştır.
3.Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/162 Esas, 2016/212 sayılı Kararı ile sanık hakkında kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 262 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 14.04.2016 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile gerekçesiz şekilde hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suç tarihinde yoldan geçen kimlikleri tespit edilemeyen çocuklara kendisini polis olarak tanıtarak ellerindeki poşetleri aramak istediği, çocukların kimlik sorduklarında nüfus cüzdanını resmi kimlik gibi gösterdiği, akabinde olay yerine gelen tanık ...'ın kimliği görmek istediğini söylemesi üzerine olay yerinden uzaklaştığı iddia ve kabul edilerek kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 262 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında yer alan soruşturma veya kovuşturma yapılması izne bağlı olmayan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarih, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "basit yargılama usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/162 Esas, 2016/212 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden
sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.10.2023 tarihinde karar verildi.