Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/131 E., 2016/346 K.

SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER : İhaleye fesat karıştırma suçundan beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/131 Esas, 2016/346 sayılı Kararının sanık müdafii ile katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Katılan SGK vekilinin temyiz talebinin sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat kararına yönelik olduğu; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanığa isnat edilen ihaleye fesat karıştırma suçundan doğrudan zarar görmeyen SGK'nın kamu davasına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık müdafiinin temyiz talebinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan ... vekilinin temyizinin ise her iki suçtan verilen hükümlere yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede; sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca belirtilen husus dışında temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Yalova Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.01.2016 tarihli ve 2015/5284 Soruşturma, 2016/345 Esas, 2016/319 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 235 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendi, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmedilmesi, 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/131 Esas, 2016/346 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 üncü ve 51 inci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca erteli 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A.Katılan ... vekili; sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurları oluştuğu halde beraat kararı verilmesinin ve resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü verilirken ertelemeye ilişkin hükümlerin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu nedenleriyle hükümleri temyiz etmiştir.

B.Sanık müdafiinin temyiz nedenleri; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün yerinde olmadığına, sanık tarafından verilen belgenin iğfal kabiliyetinin bulunmadığına, bu nedenle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

... tarafından Hükümet Konağı binasının engelli vatandaşların kullanımına uygun hale getirilmesi yapım işi kapsamında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun (4734 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi uyarınca açık ihale usulü ile yapılanın ihalenin ekonomik açıdan en avantajlı teklifi veren sanığın üzerinde kaldığı, ihale kararının kesinleşmesinin ardından sözleşme aşamasında yasaklılık altında bulunmadığına ilişkin belgeleri teslim etmesi istendiğinde sanığın SGK'dan prim borcu bulunmadığına ilişkin sahte olarak düzenlenmiş belgeyi ihale komisyonuna verdiği ancak e-borç sorgulamasında kesinleşmiş sosyal güvenlik prim borcu bulunduğunun tespit edilmesi üzerine sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurları oluşmadığından beraat, resmi belgede sahtecilik suçundan ise mahkumiyet kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Sanık hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde; sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaatine göre, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise; sanığın ... Hükümet Konağı Binasını engelli vatandaşların kullanımına uygun hale getirmek için düzenlenen ihalenin sözleşme aşamasında ihale komisyonuna sunduğu ve SGK tarafından düzenlenmiş görünen prim borcu bulunmadığına ilişkin evrakın SGK'dan sorulduğunda sahte olduğunun tespit edildiği, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan davada, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2003 tarihli ve 232/250 sayılı Kararında açıklandığı üzere, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı, aldatıcılık niteliği bulunmadığı, somut olayda suça konu belgenin fotokopiden ibaret olduğu anlaşılmakla, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı gözetilmeden sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de:

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada tespit edilebilir maddi bir zararın bulunması gerektiği, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, buna karşın dava konusu edilen eylem nedeniyle somut olarak belirlenen herhangi bir zararın bulunmadığı nazara alındığında, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları olumlu değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince cezası ertelenen sanık hakkında çelişki oluşturacak biçimde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmaması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle SGK vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/131 Esas, 2016/346 sayılı Kararında katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle

ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

3.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yalova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2016 tarihli ve 2016/131 Esas, 2016/346 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.12.2023 tarihinde karar verildi.

***