"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/791 Esas, 2017/789 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Hazine
SUÇ : Zincirleme rüşvet alma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince atılı suçtan kurulan mahkumiyet
hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında zincirleme rüşvet alma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.12.2016 tarihli ve 2013/116 Esas, 2016/491 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme rüşvet alma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252/2. maddesi delaletiyle 252/1, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53/1-5. madde ve fıkraları uyarınca hak yoksunluklarına, 63. maddesi gereğince mahsup hükümlerinin uygulanmasına hükmolunmuştur.
2. Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 05.04.2017 tarihli ve 2017/791 Esas, 2017/789 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii; tapu sicil müdürlüklerinde vekaletname olmaksızın üçüncü şahıslar adına işlem yapılmasının mümkün olmadığı, tapu müdürlüğünden gelen yazıya göre rüşvet vermeye aracılık etme suçundan yargılanan bir kısım temyiz dışı sanıkların tapu müdürlüklerinde işlem yapmadığının anlaşıldığı, bir kısım tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerekirken bu beyanların hükme esas alındığı, tanık ...'in babasından rüşvet alan kişinin sanık ... olmadığını açıkça ifade etmesi ve dosya kapsamındaki savunmalar nazara alındığında sanığın beraatine hükmolunması gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sebepleriyle müvekkili hakkında kurulan hükmü temyiz etmiştir.
III. GEREKÇE
Suç tarihlerinde tapu müdürü olarak görev yapan sanığın 7 farklı eylemi nedeniyle görevinin gereklerine aykırı hareket etme, görevinin gereklerine uygun davranma veya gerçekleştirdiği işlemi hızlandırma amacıyla farklı kişilerden zarf içerisinde para almak suretiyle zincirleme rüşvet alma suçunu işlediği kabulüyle mahkumiyetine karar verilmişse de;
04.03.2013 tarihli İddianamede yer alan eylemlerden:
"Eylem 2" olarak adlandırılan olaya ilişkin; 27.11.2012 tarihinde sanığa kimliği tespit edilemeyen bir kişi tarafından zarf içerisinde verilen para rüşvet konusu olarak değerlendirilmiş ise de, dosya kapsamına göre zarfın içerisinde para bulunup bulunmadığının tespit olunamadığı gibi kimliği belirlenemeyen şahsın hangi amaçla bu zarfı sanığa verdiğine dair bir delilin de bulunmadığı,
"Eylem 3" olarak adlandırılan olaya ilişkin; 29.11.2012 tarihinde emlak işi ile uğraşan temyiz dışı sanık ... tarafından sanık ...'ye makam odasında bir adet beyaz renkli zarfın verildiği, bu zarfın sanık ... tarafından alındığı, ... ve ...'nin aşamalardaki savunmalarında, söz konusu beyaz zarfın içerisinde iş evrakı olduğunu belirttikleri, tapu müdürlüğünden gelen 24.02.2016 havale tarihli yazı içeriğine göre suç tarihinde ...'nın 19796 yevmiye numaralı ipotek tesisi işleminde iş takipçiliği yaptığının belirtildiği, ...'in vekaleten adına iş yaptığı ...'ın tanık sıfatıyla alınan beyanında, ...'e iş yaptırdığını fakat yaptırdığı iş karşılığında belgeye dayalı olarak ...'e ödeme yaptığını, rüşvet parası olarak ...'e para vermediğini beyan ettiği anlaşılmakla, zarfın içerisinde para olup olmadığının belirlenemediği gibi ...'in, ...'ye görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için menfaat temin ettiğine dair somut delilin dosyada yer almadığı,
"Eylem 4" olarak adlandırılan olaya ilişkin; 30.11.2012 tarihinde emlak işi ile uğraşan temyiz dışı sanık ...'ın, sanık ...'ye beyaz renkli zarf verdiği, sanık ...'nin bu zarfı alarak cebine koyduğu, Abdullah ve ...'nin aşamalardaki savunmalarında, söz konusu beyaz zarfın içerisinde iş evrakı olduğunu belirttikleri, tapu müdürlüğünden gelen 24.02.2016 havale tarihli yazı içeriğine göre suç tarihinde ...'ın 30.11.2012 tarihinde takip ettiği ya da taraf olarak bulunduğu herhangi bir işlem kaydına rastlanmadığının belirtildiği anlaşılmakla, ... tarafından sanık ...'ye verilen zarfın içerisinde para olup olmadığının belirlenemediği gibi ...'ın, ...'ye görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için menfaat temin ettiğine dair somut delilin dosyada bulunmadığı,
"Eylem 5" olarak adlandırılan olaya ilişkin; 30.11.2012 tarihinde emlak işi ile uğraşan temyiz dışı sanık ... tarafından sanık ...'ye makam odasında bir adet beyaz renkli zarfın verildiği, bu zarfın sanık ... tarafından alındığı, ...'un aşamalardaki savunmalarında, ...'den daha önce zeytinyağı satın aldığını fakat parasını ödemediğini, olay günü zarf içerisinde verdiği paranın daha önce sanıktan aldığı zeytinyağının parasının ödenmesine ilişkin olduğunu belirttiği, sanık ...'nin ise kollukta müdafi eşliğinde alınan 16.01.2013 tarihli savunmasında, zarfın içerisinde para olmadığını, zarfı kimin ne amaçla bıraktığını hatırlamadığını belirtse de savcılıkta ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarında, ...'a daha önce zeytinyağı sattığını, zarf içerisinde verilen paranın zeytinyağı satımına ilişkin olduğunu hatırladığını beyan ettiği, zarfın içerisinde para olduğunun ... ve ...'nin beyanlarından anlaşıldığı fakat sanık savunmalarının aksini gösterir şekilde ...'nin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için ...'dan menfaat temin ettiğine dair somut delilin dosyada yer almadığı,
"Eylem 6" olarak adlandırılan olaya ilişkin; 30.11.2012 tarihinde sanık ... ile temyiz dışı tapu memuru sanık ...'nun kimliği tespit edilemeyen bir kişiden beyaz zarf içerisinde 300,00 TL aldıkları, sanık ...'nin bu eyleminin mahkemece rüşvet alma olarak değerlendirildiği ancak temyiz dışı sanık ...'un tüm aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, tapu dairesine gelen bir şahsın zeytinyağı borcunu ödemek için sanık ...'ye verilmek üzere bir zarf bıraktığını ve bu zarfı alarak sanık ...'ye verdiğini beyan ettiği, sanık ...'nin de inkara yönelik savunmada bulunduğu, kimliği belirlenemeyen şahsın hangi amaçla bu zarfı sanık ...'ye verilmek üzere ...'na bıraktığının tespit edilemediği,
"Eylem 7" olarak adlandırılan olaya ilişkin; 18.12.2012 tarihinde sanığa kimliği tespit edilemeyen bir kişi tarafından zarf içerisinde verilen paranın mahkemece rüşvet konusu para olarak değerlendirildiği ancak dosya kapsamına göre zarfın içerisinde para bulunup bulunmadığının tespit olunamadığı gibi kimliği belirlenemeyen şahsın hangi amaçla bu zarfı sanığa verdiğine dair bir delilin de bulunmadığı,
"Eylem 8" olarak adlandırılan ve iki ayrı fiile yer verilen olaylara ilişkin; 15.01.2013 tarihinde sanığın yapılan üst aramasında ceketinin sol iç cebinde bir adet beyaz kağıt içerisinde bulunan 100 TL'nin mahkemece kimliği tespit edilemeyen bir kişi tarafından sanığa verilen rüşvet konusu para olarak değerlendirildiği ancak sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, kimliği belirlenemeyen şahsın hangi amaçla bu parayı sanığa verdiğine dair bir delilin de dosya kapsamında mevcut olmadığı ancak; 15.01.2013 tarihinde Adapazarı Tapu Müdürlüğünde gerçekleştirilen taşınmaz alım satımında temyiz dışı sanık ...'ın, alıcılar ... ve ... adına vekaleten hareket ettiği, ...'ın, görevinin gereklerine uygun davranması için saat 15.17'de sanık ...'nin makam odasında 50 TL'yi bir adet beyaz zarf içerisinde sanık ...'ye verdiği, tapu dairesinden gelen yazı içeriği ve ekindeki belgelere göre sanık ...'nin huzurunda alım satım işleminin gerçekleştirildiği ve işlemin saat 15.18'de tamamlandığı, sanıkların savunmalarının birbirleriyle çelişkili olduğu, buna göre sanık ...'nin temyiz dışı sanık ...'tan rüşvet alma eyleminin sabit olduğu,
Sanığın, iddianamede yer alan isnatlardan yalnızca temyiz dışı sanık ...'tan rüşvet alma eyleminin sabit olması nedeniyle tek bir rüşvet alma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde, tüm eylemlerin sanık tarafından işlendiği kabul edilerek zincirleme rüşvet alma suçundan mahkumiyetine hükmolunmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun'un 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 87. maddesi ile değişik 252/1. maddesinin "Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" şeklinde düzenlendiği, bu düzenleme uyarınca sanığın eylemlerinin suçun unsurlarından hangisini oluşturduğunun somut bir şekilde karar yerinde gösterilmesi gerekirken, hükmün gerekçe kısmında "Sanığın görevinin gereklerine aykırı hareket etme, görevinin gereklerine uygun davranma veya gerçekleştirdiği işlemi hızlandırma amacına yönelik olarak" ibarelerine yer verilmek suretiyle yetersiz gerekçeyle karar verilmesi,
5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3/1. maddesinde yer alan "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki düzenleme ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılmasının zorunlu olduğu, buna karşın sanık hakkında temel ceza tayin olunurken "suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç işleme kastının yoğunluğu" şeklindeki ibarelerin yanı sıra zincirleme suç nedeniyle cezada artırım nedeni olabilecek "eylem sayısının fazlalılığı" ibaresi de gösterilmek suretiyle hatalı gerekçeyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca gereği için kararı veren Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.12.2024 tarihinde karar verildi.