"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Sanık hakkında zimmet suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1)Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.05.2017 tarihli ve 2015/86 Esas, 2017/186 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereği sanık hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına hükmolunmuştur.
2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.10.2017 tarihli ve 2017/1527 Esas, 2017/1542 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; bilirkişi heyetince eksik inceleme ile rapor düzenlendiğine, MESKİ tarafından yatırılan para üzerinde sanığın tasarrufta bulunmadığına, sanığa ait aracın yakıt giderlerinin karşılanması için karar alınması gerektiğinin sanık ve azalarca bilinmediğine, yasal mevzuatı bilmedikleri için sonradan karar alarak ihmalde bulunduklarına, köy tüzel kişiliğini zarara uğratma kastı ile hareket etmediğine, sanığın muhtarlığı döneminde kira geliri elde edilmediğine, bu sebeple tahsilat makbuzu olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Muhtar olan sanık hakkında, Meski Müdürlüğü tarafından köy tüzel kişiliği hesabına aktarılan paranın bir kısmını köy tüzel kişiliği kayıtlarına işlemediği, köy tüzel kişiliği hizmetinde bulunan aracın yakıt giderlerinin karşılanmasına ilişkin karar alınmasından önceki dönemde köy gelir gider defterine akaryakıt gider kaydı işlediği ve bu meblağları uhdesinde tuttuğundan bahisle açılan kamu davasında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmişse de, sanığın savunmasında, Meski Müdürlüğü tarafından köy tüzel kişiliği hesabına aktarılan para ile bekçi ...'ya aylık 450 TL maaş ödediğini, köyün ihtiyaçlarını karşıladığını, malzeme aldığını ve malzemelere ilişkin faturaları da muhasebecisine verdiğini beyan etmesi karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkarılması amacıyla sanıktan muhtarlık hesabında bulunan parayı hangi köy işlerine kullandığının ve malzeme faturalarını teslim ettiğini belirttiği muhasebecinin kimlik ve adres bilgilerinin sorularak, bekçi ...'nın ve mümkünse anılan muhasebecinin tanık sıfatıyla beyanlarının alınması, varsa ödeme belgelerinin temin edilmesi sonrasında dosyanın kül halinde yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilip, suç tarihleri arasındaki tüm kayıtların incelenerek sanığın üzerine atılı zimmet iddiası yönünden tüm savunmalarını karşılar şekilde zimmetinde köy tüzel kişiliği parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.09.2024 tarihinde karar verildi.