"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2016/257 Esas, 2016/282 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.08.2016 tarihli ve 2015/322 Esas, 2016/268 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyetine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.11.2016 tarihli ve 2016/257 Esas, 2016/282 sayılı Kararı ile sanık hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Katılan ... Genel Müdürlüğü Vekilinin Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezası alt sınırdan verilmiş olan sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince bu bentteki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine 53/5. maddesindeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi suretiyle infazda tereddüde neden olunması,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 28.11.2016 tarihli ve 2016/257 Esas, 2016/282 sayılı Kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince kurulan hüküm fıkrasının 1 no'lu bendinin altıncı paragrafının, mahkemenin takdir ve uygulaması da gözetilerek, "Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere, 4 yıl 2 ay süreyle bu hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE sair yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2025 tarihinde karar verildi.