Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/675 Esas, 2016/156 Karar

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Suçtan zarar gören Kemer Belediye Başkanlığı vekilinin, 24.02.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdiği 04.05.2020 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanıklara atılı suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilerek katılma iradesinin ortaya konulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca, ihaleye fesat karıştırma suçu yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükümleri ise temyiz hakkı bulunduğu anlaşılmakla, başvurularının kapsamına göre incelemenin sanık ... müdafi ile Üst yer Cumhuriyet savcısının adı geçen sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine, sanıklar müdafiilerinin beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren, ... vekilinin ise tüm hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1-Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararları verildiği, böylece sanığın yüklenen tüm suçlardan beraat etmediği ve avukatlık hizmetinin bölünemeyeceği hususları göz önünde bulundurularak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 14/4. maddesi gereği sanık lehine vekalet ücreti takdirinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin ve katılan ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

2- Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat ve sanık ... hakkında aynı suçtan kurulan beraat ile mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;

Sanıkların üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***