Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/296 Esas, 2021/119 Karar

SUÇ : Rüşvet verme

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) rüşveti tanımlayan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun ile değişiklik yapılıncaya kadar yürürlükte kalan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının (05.07.2012 tarihine kadar) rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı, bu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesine uyan görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu kapsamında değerlendirildiği, yargılama sırasında vefat eden kamu görevlisi ...'nin görevinin gereklerine aykırı hareket ettiğinin saptanamadığı nazara alındığında, atılı rüşvet verme suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı, sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 38/1. maddesi delaletiyle 257/3. maddesinde düzenlenen kamu görevlisini görevinin gereklerine uygun davranması için çıkar sağlamaya azmettirme suçunu oluşturabileceği, söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla bu suçun aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 2005 yılı Aralık ayı ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***