Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2011/284 Esas, 2016/114 Karar

SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma (tüm sanıklar hakkında), rüşvet alma ve rüşvet verme (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında)

HÜKÜM : Beraat (sanıklar ..., ... ve ... hakkında her iki suçtan, sanıklar ..., ... ve ... hakkında rüşvet suçundan), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (sanıklardan ..., ... ve ... hakkında değişen suç vasfına göre zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ..., ... ve ... hakkında değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan), mahkumiyet (sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler ve kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi kapsamında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesi de gözetilerek sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan vekilinin anılan kararlara ilişkin temyiz istemlerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararların verilmesi mümkün görüldüğünden dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, beraat hükmünün gerekçesine yönelik bir temyizi olmayan, bu itibarla beraat hükmünü temyizde hukuki yararı bulunmayan sanık ... müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, başvurularının kapsamına göre; incelemenin katılan ... vekilinin sanıklardan ..., ... ve ... hakkında rüşvet suçundan, ..., ... ve ... hakkında ise edimin ifasına fesat karıştırma ve rüşvet suçlarından verilen beraat hükümlerine, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanıklardan ..., ..., ... ve ...'a isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 257/2-3. madde ve fıkralarında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama ile ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, ..., ... ve ...'na isnat edilen eylemlerin ise bu suçlara azmettirme suçlarını oluşturacağı, anılan suçların kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlemler olan 28.06.2011 tarihli sorgular ve 01.03.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***