"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/503 E., 2018/498 K.
SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi, görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara ilişkin temyiz isteminin reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin ve ek kararın temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 286/2. maddesinin (a) bendinin "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz edilemeyeceğine dair hükmü ile aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ve sanık ... müdafiinin anılan ek karara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanıklar hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.01.2018 tarihli ve 2017/68 Esas, 2018/3 sayılı Kararı ile; sanıkların zincirleme basit zimmet suçundan ayrı ayrı mahkumiyetlerine hükmedilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 01.03.2018 tarihli ve 2018/503 Esas, 2018/498 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Sanık ... müdafiinin temyiz itirazları; sanığın kastının olmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
2-Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; müvekkilinin Sami'yi hiyerarşik olarak engelleyemeyeceğine, görevinin belirlenmesi gerektiğine, kast unsurunun oluşmadığına, hata hükümlerinden yararlanması gerektiğine ve sair hususlara yöneliktir.
III. GEREKÇE
A.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre sanık ...'nin hükümden sonra 27.05.2023 tarihinde vefat ettiği, bu itibarla sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
IV. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 11.04.2018 tarihli ve 2018/503 E., 2018/498 sayılı ek Kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle hükümde sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
3. Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-(a) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında bahse konu suçtan açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince sanığın ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2024 tarihinde karar verildi.