Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

KATILANLAR : S.S. 44 Nolu Marmaraereğlisi Kamyoncular Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi, ...

SUÇ : Zimmet

HÜKÜMLER : Sanık ... hakkındaki hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddi, sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli ve 2016/83 Esas, 2020/114 sayılı Kararı ile sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ...'in zimmet suçundan beraatlerine, ... ve ...'ün aynı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, haklarında aynı Kanun'un 53. maddesi gereği hâk yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/958 Esas, 2021/94 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ... hakkındaki hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan S.S. 44 Nolu Marmaraereğlisi Kamyoncular Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık ... hakkında alt hadden ceza verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne yöneliktir.

Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi

Sanık ...’un zimmet suçunu işlediğinin aşikar olduğuna ve zimmet suçundan beraat eden sanıklar hakkında şüpheye yer bırakmayacak kat’i bir surette suç ve suçu sanıklara bağlayan illiyet rabıtasının mevcut olduğuna yöneliktir.

Sanık ...'in Temyiz İstemi

Üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, kooperatifi zarara uğratmadığına, hakkında verilen cezanın haksız olduğuna, kastının olmadığına ve beraat etmesi gerektiğine yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

A) Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan ... vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.

B) Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kayıtlarından hükümlerden sonra sanıklardan ...'ün 07.09.2023, ...'in ise 09.06.2021 tarihinde vefat ettikleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

C) Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden

İddianamenin sonuç ve istem bölümünün (ç) bendinde belirtilen olayla ilgili olarak isnadın sübut bulmadığına ilişkin kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olması gerektiği, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, bu itibarla iddianamenin aynı bölümünün (a) bendinde belirtilen olayla ilgili olarak sanığın uhdesinde kaldığı iddia edilen tutar 39.584,00 TL olmasına rağmen denetleme olanağı bulunmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek sanığın 84.000 TL'yi zimmetine geçirdiği kabul edilerek 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine muhalefet edilmesi,

İddianamenin sonuç ve istem bölümünün (c) bendinde belirtilen olayla ilgili olarak, 41.800 TL'lik senedin karşılığının kooperatif tarafından ödendiğine dair bir iddia ve delil bulunmadığı, çeklerin kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine aykırı olarak tek imza ile unsurlarına aykırı olarak düzenlendiği gibi kooperatiften bu miktar bir para çıkışının da bulunmadığı cihetle zimmete dahil edilemeyeceği, zimmet olarak kabul edilen 13.950 TL ile ilgili olarak ise Sanlı Bos tanık olarak dinlenerek, 15.12.2011 tarihli protokole göre iade edilen 13.950 TL'nin kooperatife yapılan bir ödeme mi, yoksa ... ile ticari ilişkileri nedeniyle yapılan bir ödeme mi olduğu hususları sorulup açıklığa kavuşturulduktan sonra ödemenin kooperatife yapıldığının anlaşılması halinde bu miktar da zimmete dahil edilerek kayıtlara intikal ettirilmemek suretiyle hileli davranışlarla gerçekleştirilen bu eylem sebebiyle suçun nitelikli zimmet vasfında olacağı gözetilerek buna göre uygulama yapılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Sanığın adli sicil kaydında yer alan 26.06.2008 kesinleşme tarihli Çorlu 1. Sulh Ceza Mahkemesince verilen 2008/44 Esas, 2008/567 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince ele alınması için ilgili Mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Hukuku aykırı görülmüştür.

III. KARAR

1)Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

2)Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-(a) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddeleri gereğince sanıkların ölümü nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle AYRI AYRI DÜŞMESİNE,

3)Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle katılan S.S. 44 Nolu Marmaraereğlisi Kamyoncular Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.02.2025 tarihinde karar verildi.

***