"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/33 Esas, 2014/138 Karar
SUÇ : Basit zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebinde bulunulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince de Milli Eğitim Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıklarına, vekillerinin dilekçelerinin aleyhe temyiz iradesi içermediği, vekalet ücreti talebine yönelik olduğu, kovuşturma aşamasında kamu davasına katılma talebinde bulunmayan ve katılmasına karar verilmeyen Hazine ve bakanlık lehine kanun yolu muhakemesinde vekalet ücreti hükmolunmasına yasal olanak bulunmadığı da nazara alınarak, incelemenin sanığın temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Suç tarihinde Hazro İlçe Milli Eğitim müdür vekili ve harcama yetkilisi olan sanığın, taşımalı eğitim ve taşımalı eğitim öğrencilerine verilen öğle yemeği paralarından arta kalan kısmını yetkisiz kişilere çektirip uhdesine alma şeklindeki hileli davranışlarla gerçekleştirdiği mal edinme eyleminin nitelikli zimmet vasfında olduğu gözetilmeksizin sanık hakkında basit zimmet suçundan ceza tayin edilmesi ile atılı suçu 2004 ve 2005 yıllarında işlediği kabul edilmesine rağmen hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz sırasında nazara alınması mümkün bulunmuş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yüklenen zimmet suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında, (a) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması yerine, 53. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tüm hak ve yetkileri kapsayacak şekilde uygulama yapılması ile süre belirtilmeksizin hükmolunan cezanın yarısı kadar denilmek suretiyle de yasaklılık süresi bakımından infazda tereddüt oluşturulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın "TCK'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işleyen sanığın aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kullanmaktan 2 yıl 1 ay süreyle yasaklanmasına," şeklinde değiştirilmesi suretiyle eleştiriler dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.