"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/793 E., 2018/1992 K.
SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.12.2017 tarihli ve 2014/349 Esas, 2017/393 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247/1-2, 43/1 ve 62/1. maddeleri gereği 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.10.2018 tarihli ve 2018/793 Esas, 2018/1992 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemi; savunma hakkının ihlal edildiğine, sanığın tahsilat yetkisi bulunmadığından zimmet suçundan cezalandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tebliğname'de adına yer verilen sanık ... hakkında bir temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereği 1/4 oranında artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu hapis cezasının "8 yıl 16 ay 15 gün" yerine "9 yıl 4 ay 15 gün" olarak belirlenmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle hükümde sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.02.2025 tarihinde karar verildi.