"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/2180 Esas, 2017/2551 Karar
SUÇLAR : Basit zimmet
HÜKÜMLER : A) Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2015/372 Esas, 2017/122 sayılı Kararı ile; sanıklardan ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında beraat,
B) İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/2180 Esas, 2017/2551 sayılı Kararı ile; istinaf başvurularının esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2017/2180 Esas, 2017/2551 sayılı Kararının katılan Hazine vekili ile sanık ... ve müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Diğer sanıkların eylemleri yönünden katılan sıfatını haiz olmayan sanık ...'in ve müdafii Av. ...'ın, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan Hazine vekilinin beraat, sanık ... ve müdafiilerinin ise mahkumiyet hükümlerini temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre uygun görülmeyen sanık ... müdafii Av. ...'nin duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.10.2015 tarihli ve 2014/4495 Soruşturma, 2015/1684 Esas, 2015/217 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları, 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi ve sanık ... hakkında aynı Kanun'un 248 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2017 tarihli ve 2015/372 Esas, 2017/122 sayılı Kararı ile sanıklardan ...'in zincirleme basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 247, 43 ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları gereğince hak yoksunluklarına, ..., ..., ... ve ...'in ise 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/2180 Esas, 2017/2551 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'in 02.01.2018 havale tarihli dilekçesi, görevi gereği tevdi edilmiş bir paranın üstünde olmadığı, suçun faillerinin diğer sanıklar olduğu, tahsil yetkisinin ve suç kastının bulunmadığı ile hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği hususlarına ilişkindir.
2.Sanık ... müdafii Av. ...'nin 24.01.2018 havale tarihli duruşma talebi içeren dilekçesi, suç vasfının hatalı değerlendirildiği, sanık ...'ın tahsil yetkisinin bulunmadığı, sadece denetim göreviyle alakalı sorumluluğuna gidilebileceği, tahsil yetkisinin diğer sanıklardan ...'da olduğu, suça konu paranın sanık tarafından tahsil edildiğinin sabit olmadığı, yanılgılı değerlendirme neticesinde diğer sanıklar hakkında beraat kararı verilip sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu ve mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiği hususlarına yöneliktir.
3.Sanık ... müdafii Av. ...'ın 27.12.2017 havale tarihli dilekçesi; sanık ... hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin kararın mahkemece değerlendirilmediği, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulduğu, sanığın tahsildar olarak görevlendirildiğine ilişkin resmi yazı bulunmadığı, tahsil yetkisinin diğer sanıklardan ...'da olduğu, suça konu paraların sanığa teslim edildiğinin sabit olmadığı, zimmet suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığı, cezaya hükmolunurken asgari hadden uzaklaşılmasının usule aykırı olduğu, suça konu eylemle alakalı sorumluluğun diğer sanıklarda olduğu, bu nedenlerle mahkumiyet ve beraat hükümlerinin bozulması gerektiği hususlarına dairdir.
4.Katılan Hazine vekili, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet hükümleri kurulması gerekirken beraat hükümleri kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde sanıklardan ...'in Üsküp Belediye Başkanlığında mali hizmetler müdür vekili, ...'un zabıta ve tahsildar, ..., ... ve ...'in ise şoför olarak görev yaptıkları, ...'un ihtiyaç olduğu dönemlerde şoför olarak da görevlendirildiği, bilet koçanlarının şoförlere teslim edilmesi ve yapılan tahsilat sonucunda paranın teslim alınması hususunda ...'in sorumluluğu bulunduğu, sanıkların görev yaptıkları 2009-2014 yılları arasında tahsil edilen 212.425 TL yolcu taşıma bedelinin belediye hesaplarına intikal ettirilmediği ve sanıkların iştirak halinde bu parayı uhdelerinde tuttukları iddiasıyla açılan kamu davasında, Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile zimmet defterlerinin içeriklerine göre biletlerin şoförlere teslim edildiği veya geri verildiğine ilişkin şoför imzaları bulunmadığından şoför olarak görev yapan sanıkların uhdelerinde bilet parası olduğuna ilişkin tespit yapılmasının imkansız olduğu gerekçesiyle sanıklar ..., ..., ... ve ...'in atılı suçu işledikleri sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'ın ise atılı suçu zincirleme şekilde işlediği sabit görülerek mahkumiyetine hükmolunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Kararların istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise;
Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2017/2180 Esas, 2017/2551 sayılı Kararında, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik sanık ... ve müdafii Av. ...'ın temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 07.12.2017 tarihli ve 2017/2180 Esas, 2017/2551 sayılı Kararında, mahkumiyet hükmüne yönelik sanık ... ve müdafileri, beraat hükümlerine ilişkin ise katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE BERAAT VE MAHKUMİYET HÜKÜMLERİNİN AYRI AYRI ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.