Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/389 E., 2016/67 K.

SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...

...

SUÇ : Rüşvet verme (sanık ... ....), rüşvet alma (diğer sanıklar hak.)

HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı (sanık ... ....), mahkûmiyet (sanıklar ... ve ....), beraat

(sanık ... hak.)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Yasa'nın 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde anılan suç bakımından müdahil sıfatını kazandığı ancak Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklardan ...'in kamu görevlisi olmadığı ve hakkında rüşvet verme suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, adı geçen sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma hakkı olmadığı anlaşılmakla, vekilinin sanık ... Burhan hakkında rüşvet verme suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin sanık ... müdafii ve sanık ...'nun rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet, katılan bakanlık vekilinin ise rüşvet alma suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre mahkumiyet hükümlerine yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar ... ve Mehmet haklarında aynı Yasa'nın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, katılan bakanlık vekili ile sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan aynı Yasa'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak ve mahkemenin ceza tayinine yönelik takdiri de nazara alınarak (3) no.lu hüküm fıkrasına "Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanıklar hakkında, cezalarının infazından sonra işlemek üzere, ayrıca, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay süre ile 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan ayrı ayrı yasaklanmalarına," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan bakanlık vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle bu hükmün DOĞRUDAN ONANMASINA 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***