"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/305 Esas, 2016/188 Karar
SUÇLAR : Rüşvet verme (sanık ... hakkında), tehdit (sanık ... hakkında)
HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında atılı suçtan beraat, sanık ... hakkında tehdit suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2016 tarihli ve 2015/305 Esas, 2016/188 sayılı Kararının sanık ..., şikayetçi İçişleri Bakanlığı ile suçtan zarar gören Hazine vekillerinin temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasına göre rüşvet verme suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca başvuru tarihinde katılan sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin yokluğunda verilen hükme yönelik temyiz süresinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası ve 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesine göre hükmün yokluğunda karar verilenler bakımından tebliğinden itibaren bir hafta olmasına karşın "tefhiminden itibaren 7 gün içerisinde" olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşıldığından şikâyetçi vekilinin temyiz isteğinin süresinde olmadığı yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Kamu görevlisi olmayan sanık ... hakkında rüşvet verme, sanık ... hakkında tehdit suçlarından açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle anılan suçlara yönelik verilen hükümleri temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan İçişleri Bakanlığının vekili aracılığıyla yaptığı temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sanıklar hakkında verilen mahkumiyet ve beraat hükümlerinin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz eden sanık ...'ın hakkında kurulan mahkumiyet, katılan Hazine vekilinin ise rüşvet verme suçundan kurulan beraat hükmünü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2015 tarihli ve 2015/89173 Soruşturma, 2015/42255 Esas, 2015/3539 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252 nci maddesinin birinci ve beşinci fıkraları, sanık ... hakkında ise 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/305 Esas, 2016/188 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, sanık ...'ün ise rüşvet verme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık ...'ın temyiz isteği; dosyada somut delil bulunmadığı halde mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine ve temyiz aşamasında resen nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir.
2.Katılan Hazine vekilinin temyiz dilekçesi, kamu davasına katılma istemine, sanık ...'ün üzerine atılı suç sübut bulduğu halde beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve temyiz aşamasında resen nazara alınacak sair nedenlere yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Devriye Ekipler Amirliğinde görev yapan polis memuru katılanların 16 karton kaçak sigara ile yakaladıkları sanık ...'ı ve sanığın yanında bulunan sanık ...'ü Sirkeci Polis Merkezine götürmek üzere 2 ayrı ekip aracına bindirdikleri, sanık ...'ün yolda "Bu işlere gerek yok, başka türlü halledelim, işlem yapmaya gerek yok", polis merkezinde tutanak tutulduğu esnada ise "İşlem yapmayın, işlem yapacaksınız da ne olacak, elinize ne geçecek" demek suretiyle rüşvet teklif ettiği, sanık ...'ın ise polis merkezinde "Seni alnından vuracağım, sen beni vurmazsan beni seni vuracağım" diyerek katılan ...'yı tehdit ettiği iddia olunan somut olayda, Mahkemece; sanık ...'ın eylemi sabit görülerek üzerine atılı suçtan mahkumiyetine, sanık ... hakkında ise söylediği sözlerin açıkça rüşvet teklifi içermediği ve sanığın rüşvet kastıyla hareket etmediği gerekçesiyle beraatine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen Mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... hakkında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde ise;
02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ile uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanık ...'a isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, aynı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası da gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/305 Esas, 2016/188 sayılı Kararına ilişkin şikayetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin rüşvet verme ve tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/305 Esas, 2016/188 sayılı Kararında katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
3.Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.03.2016 tarihli ve 2015/305 Esas, 2016/188 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.11.2023 tarihinde karar verildi.