Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/95 Esas, 2020/13 Karar

...

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan kooperatif vekili

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama

Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2018/95 Esas, 2020/13 sayılı Kararının sanık müdafii ile katılan kooperatif vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Sanıklar ...,...,... ve ... hakkında bozma ilamından önceki hükümde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bozma ilamından sonra bu sanıklar hakkında verilen bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla katılan kooperatif vekilinin adı geçen sanıklara yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince yukarıda belirtilen husus dışında temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2010 tarihli ve 2010/117 Esas, 2010/219 Soruşturma, 2010/9 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası atfıyla 247 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2013 tarihli ve 2010/29 Esas, 2013/3 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 248 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 5 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

C. Bahse konu kararın sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.10.2018 tarihli ve 2014/10675 Esas, 2018/7302 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazlarının reddine, eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğu, kabule göre de; hüküm kurulurken, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, zimmete geçirilen paranın miktarı da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşıldığı belirtildiği halde, temel ceza alt sınırdan tayin edilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi, kendilerini vekille temsil ettiren katılan bakanlık ile kooperatif yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

Ç. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2018/95 Esas, 2020/13 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun'un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü maddesi, 248 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Katılan kooperatif vekilinin temyiz istemi; mahkemece kabul edilen zimmet eylemleri dışında kalan diğer eylemler yönünden de sanığın cezalandırılması lüzumuna,

B. Sanık müdafiinin temyiz istemi; mahkemenin dayandığı gerekçelerin hukuki olmadığına, bilirkişi raporlarına ve dosya kapsamına aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.07.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR

Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan kooperatif vekilinin sanıklar ...,...,... ve ... hakkındaki temyiz isteğinin; 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, oy birliğiyle REDDİNE,

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Boğazlıyan Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2018/95 Esas, 2020/13 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ile katılan kooperatif vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.09.2023 tarihinde karar verildi.

***