Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/17 Esas, 2021/42 Karar

SUÇLAR : Zimmet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Zimmet suçundan mahkumiyet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz red, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve temsilcisinin 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce katılma talebini içerir dilekçe sunması karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığına, görevi kötüye kullanma suçu yönünden ise Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 Karar sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, bu nedenle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı, bu itibarla hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca Hazine temsilcisinin katılma ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, incelemenin katılan Hazine temsilcisinin ve sanık müdafinin zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanığın, muhtar olarak görev yapmakta iken köyde bulunan okulu 29.06.2005 tarihli kira kontratı ile 49 yıllığına 500 TL karşılığında S.S. Dökmetepe Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifine kiralaması ve almış olduğu parayı muhtarlık hesabına yatırdığına ilişkin beyanlarına karşın dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda 500 TL parayı köy hesabına yattığına dair bir evrak bulunmadığının tespit edilmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin zimmet suçu kapsamında değerlendirilmesine ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki eylemin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağına dair düşünceye iştirak edilmemiş bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Yüklenen suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılan temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının "B-3-ı" bendinden sonra gelmek üzere mahkemenin takdir ve uygulaması da nazara alınarak "Sanığın atılı suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği anlaşılmakla, ayrıca, cezasının infazından sonra işlemek üzere aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca takdiren 1 yıl 16 gün süre ile bu hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***