Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/5 Esas, 2014/49 Karar

SUÇ : İkna suretiyle irtikap, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği

HÜKÜM : İkna suretiyle irtikap suçundan (12 kez), kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan ise (1 kez) mahkumiyet, ikna suretiyle irtikap suçundan beraat (iki kez) ve düşürülme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, keza suçtan zarar gören ... Bakanlığına 28.05.2021 tarihinde tebliğ edilen hükmü vekilinin 16.06.2021 havale tarihli dilekçesiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz etmiş olduğu anlaşılmakla, bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 ve 318. maddeleri gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin müdafiinin sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. Sanık müdafiinin ikna suretiyle irtikap suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde:

Sanığa isnat olunan ikna suretiyle irtikap suçunun 5237 sayılı TCK'nın 250/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 11.02.2014 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

II. Sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise:

5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianame veya iddianame yerine geçen görevsizlik kararında gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, bu itibarla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan davanın, sanığın 23.10.2012 tarihinde düzenlediği ve Jandarma er ...'ya teslim ettiği "2012/33-34 sayılı ilamat müzekkereleri sehven verildiğinden jandarmadan geri alındı" içerikli tutanağa hasredilerek açılmış olmasına, sanığın, idari para cezalarını ve adli para cezalarını tahsil ettiğine ilişkin belge düzenleyerek mağdurlara verdiği isnadı ile açılmış bir dava bulunmamasına rağmen iddianın dışına çıkılarak hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine aykırı davranılması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***