"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/10 Esas, 2014/345 Karar
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde İstanbul Teknik Üniversitesi Bilişim Enstitüsünde fiilen mutemet olarak görev yapan sanığın, enstitünün ek ders ve sınav ücretlerine ilişkin tahakkuk evrakını hazırlayıp ilgili öğretim görevlilerine ödeme yaptığı ancak; öğretim görevlilerine ödenmek üzere tahakkuk ettirilmiş bir kısım parayı öğretim görevlileri yerine kendi hesabına yatırdığı ayrıca her ay enstitü hesabına yatırılan maaş ödemelerinden de bir bölümünü kendi hesabına aktardığı ve bu şekilde toplam 3.911,99 TL parayı uhdesine geçirdiği iddia ve kabul edilmiş ise de; öğretim görevlilerine yapılan ödemelerin ödeme mektubu ve virman işlemleri ile gerçekleşmesi, İTÜ Bilişim Enstitüsünün 12.10.2011 tarihli yazısının içeriğine göre de sanığın fiilen mutemet olarak çalışmakla birlikte bu işlemleri gerçekleştirme yetkisi bulunmadığının anlaşılması karşısında; öncelikle sanığın, bahse konu ödeme işlemlerini bizzat gerçekleştirmeye yetkisinin bulunup bulunmadığı, fiilen mutemet olarak görev yaptığı dönem içerisinde resmi görevli ve yetkili bir mutemet çalışıp çalışmadığı ile bankalara gönderilen ödeme mektubu (mail order) ve virman işlemlerine ilişkin yetkinin kim tarafından kullanıldığı hususları araştırıldıktan sonra sonucuna göre eylemlerinin zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağı da karar yerinde tartışılarak bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen toplam 3.911,99 TL'nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine 28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.