"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zincirleme basit zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel cezalar belirlenirken, söz konusu maddenin 1. fıkrasında 7 bent halinde sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddelerindeki cezaların alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesinde suçun zincirleme şekilde işlenmesi halinde cezanın 1/4'ten 3/4'üne kadar artırılabileceği öngörülerek zincirleme suç nedeniyle artırım yapılırken, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenleme uyarınca, fiillerin süresi de gözetilerek benzer olaylarla karşılaştırıldığında suç ile ceza arasındaki dengeyi bozmayacak ve denetime imkan verecek biçimde yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşacak bir artırım oranı belirlenerek ceza tayin edilmesi gerekmesine nazaran sanık hakkında atılı suç nedeniyle 27.12.2010 tarihinde kurulan hükümde temel cezanın ve 43. madde uyarınca yapılan artırımın alt sınırdan belirlenmesi isabetli görüldüğünden Dairemizin, 24.03.2016 tarihli ve 2014/1011 Esas, 2016/3082 sayılı Kararında bu konuda aleyhe bozma yapılmamasına ve bozma ilamı öncesi kurulan hükümde temel ceza ile 43. madde uyarınca yapılacak artırımın alt sınırdan tayininin gerekçesini ortadan kaldıracak neden bulunmadığı da gözetilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak temel cezanın ve artırım oranının belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozma öncesi kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmasına karar verildiği ve bozma sonrasında tutanağa yansıyan olumsuz bir davranışı bulunmadığı halde, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmaması,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması yerine infazda tereddüt oluşturacak şekilde süre ile hangi hak ve yetkiye ilişkin olduğu da belirtilmeksizin “hükmolunan cezanın yarısı kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına” karar verilmesi,
Gerekçeli karar başlığında katılanlardan Hazinenin suçtan zarar gören olarak gösterilmesi ile ...'nin adına yer verilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın, zimmete konu miktarı adli soruşturma başladıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce ödediğinin anlaşılması karşısında, hakkında verilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 248/2. maddesi uyarınca 1/2 yerine, 248/1. maddesi gereği 2/3 oranında indirim yapılması suretiyle eksik cezaya hükmolunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri gereğince hükmün BOZULMASINA 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.