"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Sanıklardan ... ve ... () hakkında eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan mahkumiyet, ... hakkında beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... ve...Av. ...'in tayin olunan cezanın miktarına göre yasal koşulları bulunmayan duruşma istemi ile beraat hükümlerinin gerekçesine yönelik olmayan temyiz isteminde sanık ... müdafilerin hukuki yararı bulunmadığından bu husustaki taleplerinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317 ve 318. maddeleri gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin müdafilerin sanıklar ... ve ... (...) hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması için suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında yer alan ''kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği'' şeklindeki kabul, sanıklar yönünden suç tarihine nazaran anılan hükmün uygulanmasına engel adli sicil kaydının bulunmaması ve mahkemece suça konu eylem nedeniyle kişilere haksız menfaat sağlandığından bahisle sübutun kabul edilmesi karşısında, dava konusu olayda somut ve belirlenebilir nitelikte bir zararın bulunmadığı gözetilerek, sanıkların kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "yapının halen yıktırılmaması ve zararın giderilmemesi" şeklindeki yasal olmayan yetersiz gerekçe ile sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 30/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.