Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/470 E., 2016/74 K.

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık (tüm sanıklar hak.), resmi belgede sahtecilik (sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...haklarında)

HÜKÜM : Mahkumiyet (sanık ... hakkında atılı sahtecilik suçuna ilişkin eylemlerinin zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan), beraat (tüm sanıklara atılı nitelikli dolandırıcılık, sanıklar ...'e atılı sahtecilik suçlarından)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında sanığa atılı eylemlerin zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan kurulan mahkumiyet ve sanıklar ...'e atılı resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Suç tarihlerinde Bursa Devlet Hastanesinde göz doktoru olarak görev yapan sanıklar ... ve ...'nun üzerlerine atılı resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin eylemlerinin mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, kamu görevlisi olmayan sanığın da aynı suça azmettirmeden mahkumiyetine karar verildiği, resmi belgede sahtecilik suçundan beraat hükmü kurulan diğer sanıklara yönelik isnatların da sübutu halinde özgü suç niteliğindeki görevi kötüye kullanma suçuna TCK'nın 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak etme suçlarını oluşturacağı ve bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***