Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/693 Esas, 2016/203 Karar

SUÇ: İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER: Beraat, mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Sanık ... hakkında iddianamede yer verilen 02.06.2010 tarihli belediye meclis kararlarına ilişkin isnat yönünden atılı suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi gereğince itiraza tabi olduğu ve temyizi mümkün bulunmadığından aynı Kanun'un 264. maddesi hükmü de gözetilerek anılan sanık müdafinin temyiz talebinin itiraz mahiyetinde kabul edilmesi gerektiği ve vaki itirazın merci Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli ve 2016/562 Değişik iş sayılı Kararı ile incelenerek bu hususta gerekli kararın verildiği anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; ... dışındaki diğer sanıklar müdafilerinin müvekkilleri hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine, ayrıca sanıklar ... ve ... müdafilerinin adı geçenler hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2012 tarihli iddianamesinin "3. eylem (12.11.2009 tarihli ve 218 sayılı belediye meclis kararına ilişkin)" başlığı altında yer alan isnat yönünden mahallinde her zaman bir hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

1-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

Sanıklara yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 02.06.2010 ile inceleme günü arasında, soruşturma izni ile ilgili durma süreleri eklendiğinde dahi bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

2-Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarının incelemesinde ise;

29.02.2012 tarihli iddianamede ayrı sevk maddeleriyle atılı suçtan açılan kamu davalarında 02.06.2010 tarihli belediye meclis kararlarına ilişkin isnat yönünden sanık ... hakkında mahkumiyet, sanık ... hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verildiği, böylece sanıkların yüklenen tüm suçlardan beraat etmedikleri ve avukatlık hizmetinin bölünemeyeceği hususları göz önünde bulundurularak, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümlerinin 14/4. maddesi gereği sanıklar lehine vekalet ücreti takdirinin mümkün olmadığı kabul edilmiştir.

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanıklar müdafilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***