Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme

HÜKÜM : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.11.2014 tarihli ve 2014/302 Esas, 2014/329 sayılı Kararının, sanık müdafii ve şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Tebliğnamede adına yer verilen ... hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik bir temyiz talebinin bulunmadığı görülmüştür.

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesine göre sanığa isnat edilen görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kamu davasında katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanık müdafiinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2013 tarihli ve 2013/3631 Soruşturma, 2013/2677 Esas, 2013/1445 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanmaya azmettirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 38 inci maddesi delaletiyle 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2014/302 Esas, 2014/329 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın aynı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelemesine ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyizi, suçun sübut bulmadığına, sanığın kamu görevlisi olmadığı için yüklenen suçun faili olamayacağına ve kamu zararı oluşmadığına ilişkindir.

2.Şikayetçi vekili, hükmü usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 11.11.2014 tarihli mahkumiyet hükmünden itibaren temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi bakanlık vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği REDDİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2014 tarihli ve 2014/302 Esas, 2014/329 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.

***