Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/157 Esas, 2014/354 Karar

SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.12.2010 tarihli ve 2010/61115 Esas, 2010/109937 Soruşturma, 2010/37846 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.İzmir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 28.06.2011 tarihli ve 2011/119 Esas, 2011/1046 sayılı Kararı ile; sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmolunmuştur.

3.Sanıklar müdafiilerinin temyizi üzerine hükümlerin Dairemizin 25.02.2013 tarihli ve 2012/3583 Esas, 2013/1360 sayılı Kararı ile; 4483 sayılı Yasa'nın 3/b maddesine göre sanıklar hakkındaki soruşturma izninin İzmir Valisi tarafından verilmesi gerektiği gözetilmeden Konak Kaymakamınca verilen soruşturma izni üzerine düzenlenen iddianameye dayalı olarak yargılama yapılması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde İzmir (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 18.06.2013 tarihli ve 2013/457 Esas, 2013/613 sayılı Kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kovuşturmanın durmasına karar verilmiş, dosya İzmir Valiliğine gönderilmiş, İzmir Valisi tarafından sanıklar hakkında soruşturma izni verilmesi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2014 tarihli ve 2014/1867 Esas, 2014/3527 Soruşturma, 2014/934 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ve haklarında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle ikinci kez iddianame düzenlenmiş, İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2014 tarihli ve 2014/157 Esas, 2014/354 sayılı Kararı ile; sanıklara yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatlerine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekili 03.02.2015 havale tarihli dilekçesi ile; gerekçeli kararın 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b-c-d) bentlerinde düzenlenen unsurları taşımadığı, görevli sanıkların operasyon sırasındaki yanlış tedavi ve müdahalesi sonucunda katılanın ayağında yanık oluştuğu hususunda kesin bir tespit bulunduğu gerekçesiyle hükümleri temyiz etmiştir.

III. GEREKÇE

1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 28.06.2011 tarihli mahkumiyet hükümleri olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, durma süresi nazara alındığında dahi 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.12.2014 tarihli ve 2014/157 Esas, 2014/354 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.10.2023 tarihinde karar verildi.

***