"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/114 Esas, 2016/49 Karar
SUÇ : Zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar verilmiş olup, bu kararların aynı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığı gibi kararların merciince de itirazen incelendiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde zimmet suçu yönünden müdahil sıfatını kazandığına, sanıklara yüklenen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle anılan suçtan verilen hükümleri temyiz etme hâkkı bulunmadığı anlaşılan Hazinenin vekili aracılığıyla bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne, sanık ...'un ve diğer sanıklar müdafiilerinin sanıklar haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Antalya İli, Kaş İlçesi, Mal Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanıkların gitmedikleri keşiflere kendileri de gitmiş gibi isimlerini eklemeleri suretiyle geçici görev yolluklarını sahte olarak düzenlemeleri şeklindeki eylemlerinin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu iddia ve kabul edilen somut olayda; sanıklardan hiçbirinin gitmediği halde dairede tutanak düzenlediğine ilişkin fiillerin sübuta ermediği, daireden en az bir kişinin keşif mahalline giderek tutanak düzenlediği, diğer sanıkların bu tutanağa isimlerini ekledikleri anlaşılmakla, eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, bu suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 08.03.2016 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.