Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

Akdağmadeni Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2014/89 Esas, 2015/197 sayılı Kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Tebliğnamede haklarında görüş bulunan sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden temyiz talebi bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Akdağmadeni Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2014 tarihli ve 2013/1130 Soruşturma, 2014/166 Esas, 2014/69 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Akdağmadeni Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2014/89 Esas, 2015/197 sayılı temyiz incelemesine konu Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 150 gün karşılığı 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin 12.08.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi sanığın suç kastıyla hareket etmediği, bu doğrultuda hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanık ...'ın ... İlçe Nüfus Müdürlüğünde memur olarak görev yaptığı, temyiz dışı sanık ...'un saklı nüfus kaydı düzenlettirmek amacıyla ilçe nüfus müdürlüğüne başvurduğu, ilçe nüfus müdürü olan temyiz dışı diğer sanık ...'in bahse konu işlemlerle sanık ...'ın ilgilenmesini istediği, bunun üzerine sanığın işlemlere başladığı, ...'un nüfus müdürlüğüne başvururken doldurulması gereken forma ... köyü ilköğretim okuluna gittiğini ve beş kardeş olduklarını belirttiği, daha sonra saklı nüfus kaydı için alınan beyanında ise okula gitmediğini ifade ettiği ve yapılan araştırma neticesinde beyan formunda bahsi geçen kardeşleri dışında Yeter isimli bir kardeşi daha bulunmasına rağmen bu hususu bildirmediği ve herhangi bir okula gitmemesine rağmen ... köyü ilköğretim okuluna gittiğini beyan ettiği ve yaş durumuna ilişkin gerçek dışı beyanda bulunduğu, saklı nüfus bilgileri toplanması sonucunda ...'un beyanları arasında özellikle okula gidip gitmediği, kardeş sayısı, yaşı ve beyan formunda temyiz dışı diğer sanık köy muhtarı ...'in onay verdiği belgeler ile saklı kayıt için alınan beyanlarında bir takım çelişkilerin ortaya çıkmasına rağmen sanık ...'ın bu çelişkileri gidermediği, her ne kadar sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında çelişkileri fark ettiğini, bu hususu tutanağa bağlamak istediğini ancak kurum müdürü ...'in engellediğini belirtmiş ve alınan tanık beyanlarının bu oluşu desteklediği anlaşılmışsa da kanuna aykırı emri yerine getirmenin sanığın cezai sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, bu durumda amirinden yazılı emir talep etmesinin gerektiği, bu doğrultuda çelişkileri farkettiğine yönelik ikrar içeren savunmaları karşısında sanığın gerçeğe aykırı ve çelişkili beyanlara vakıf olmasına rağmen bu hususları göz ardı ederek ve işlemlere devam ederek görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle ...'a haksız bir menfaat sağladığı ve bu hali ile üzerine atılı suçun kanuni şartlarının oluştuğu kabul edilerek atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin anılan düzenlemenin yürürlük tarihinden önce olmasına göre, geçmiş hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde belirtilen diğer koşullar yönünden denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılması gerekirken, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi ile yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin 5 inci fıkrası gereğince, ayrıca, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akdağmadeni Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2015 tarihli ve 2014/89 Esas, 2015/197 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326 ncı maddeleri gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.

***