"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/282 Esas, 2015/395 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi, kıyının doğal yapısını bozma
HÜKÜMLER : Sanıklardan ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan karar verilmesine yer olmadığı, ... ve ... hakkında kıyının doğal yapısını bozma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin iade, onama
Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/282 Esas, 2015/395 sayılı Kararının katılan vekilinin temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanıklar ... ve ... hakkında kıyının doğal yapısını bozma suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264 üncü maddesi de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin itiraz mahiyetinde olduğu ve Ordu Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2016/18 Değişik iş sayılı Kararı ile vaki itirazın incelenmek suretiyle reddine karar verildiği anlaşılmakla, bu yönden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Perşembe Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.10.2014 tarihli ve 2014/193 Soruşturma, 2014/265 Esas, 2014/199 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci ve 279 uncu maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/282 Esas, 2015/395 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine, kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili, sanık ... hakkında kurulan hükümlerin bozulması istemiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci ve 279 uncu maddelerinin birinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.03.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik katılan vekilinin temyiz istemine ilişkin olarak dava dosyasının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2014/282 Esas, 2015/395 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.