Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/275 Esas, 2015/544 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2015 tarihli ve 2015/6502 Soruşturma, 2015/2633 Esas, 2015/276 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2015/129 Esas, 2015/164 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği yargılanması için son soruşturmanın Kocaeli Ağır Ceza Mahkemesinde açılmasına karar verilmiştir.

3. Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/275 Esas, 2015/544 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddeleri gereği hükmedilen 2 ay 15 gün hapis cezasının günlüğü 20 TL'den hesaplanarak 1.500 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz istemi, katılanlarla şifahi anlaşma gereğince çatı yenilemesi için gerekli tamirat tadilat masraflarının öğrenilmesi için ilgili Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit yaptırdığına, bilirkişi raporunda belirtilen masraflara yönelik yeni dava açılması gerektiğini bildirmesine rağmen katılanların bunu kabul etmediğine, katılanlardan tespit yapılması karşılığında aldığı 2.000 TL'den başka ücret almadığına, bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve beraat kararı verilmesi yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Katılanların, ikamet ettikleri apartmanın çatısının tadilatı hususunda apartman sakinleri ile anlaşma sağlayamamaları üzerine gerekli hukuk davasının açılması için sanığa vekalet verdiği, bunun için bir miktar ücretin sanığa ödendiği, katılan ... 'ın devre mülk üyeliğinin iptali ve bununla ilgili verdiği senetlerin geri alınması hususunda ayrıca sanıkla anlaştığı ve bir miktar ödeme yaptığı, sanığın çatı tadilatıyla ilgili davayı açmayarak katılanların mağduriyetine sebep olduğu şikayeti üzerine başlatılan soruşturma neticesinde sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanığın aşamalarda istikrarlı olarak, katılanlardan 2.000 TL ücret aldığını, sorunlu olan apartman çatısının yenilenmesi için gerekli tamirat ve tadilat masraflarının belirlenmesi amacıyla katılanların bilgi ve talebi doğrultusunda Gölcük Sulh Hukuk Mahkemesinde 2014/19 D.iş sayılı dosya ile tespit yaptırdığını, dava açılması için gerekli masraf miktarı katılanlar tarafından ödenmediği için dava açmadığını, aldığı 2.000 TL ücretin tespit dosyasının karşılığı olduğunu savunduğu, bu savunmasını Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine sunduğu 07.05.2015 havale tarihli dilekçesinin ekinde ilgili dosyaya ilişkin bilirkişi raporunu sunarak desteklemesine karşın, sanığın savunmaları doğrultusunda söz konusu tespitin yaptırılıp yaptırılmadığının araştırılması sonrasında hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrildiği, seçenek tedbire çevrilmediği halde hüküm fıkrasında sanık hakkında uygulama yeri bulunmayan 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin altıncı

fıkrasına yer verilmesi ile 6545 sayılı Yasa'nın 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince gerekli ihtarın yapılmaması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından itibaren işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ile adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle aynı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/275 Esas, 2015/544 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.11.2023 tarihinde karar verildi.

***