Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/415 Esas, 2015/800 Karar

SUÇLAR : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.04.2015 tarihli ve 2014/6621 Soruşturma, 2015/1508 Esas, 2015/1396 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmaları ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/415 Esas, 2015/800 sayılı Kararı ile; yüklenen suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekili, eksik inceleme ile hükümler kurulduğundan bahisle tüm sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerini temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Sanıkların suç tarihlerinde Çorum Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde nöroloji bölümünde doktor olarak görev yaptıkları, gerçekte Multiple Skleroz (MS) hastası olmayan 13 kişi adına sanıkların kullandıkları bilişim sistemi üzerinden 23.10.2013 ilâ 24.03.2014 tarihleri arasında önce MS hastalığına ilişkin ilaç kullanım raporları düzenlendiği ve yine bilişim sistemi üzerinden reçetelerle ilaçların yazıldığı, Medula sistemi üzerinden reçete gönderiminin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun doktorlara verdiği parolanın ve bilgisayar ekranına düşen doğrulama kodunun sisteme girilmesiyle gerçekleştiği, reçete tanziminde ve reçetenin Medula sistemine gönderiminde veri giriş elemanlarına yetki verilmesi halinde dahi sorumluluğun ilgili doktora ait olduğu, hastaları görme zorunluluğunun bulunmasına rağmen hastalar fiilen sanıklarca görülmeden ve gerekli muayene prosedürü uygulanmadan hukuka aykırı olarak veri giriş elemanlarına şifrelerin verilerek, bilişim sistemine asıl giriş yapanlar ile reçete yazanların tespitinin mümkün olmayacağı şekilde giriş ve reçete yazımlarına, dolayısıyla kamusal zarara sebebiyet verildiği iddiasıyla sanıklar hakkında atılı suçtan cezalandırılmaları istemiyle açılan kamu davasında, Mahkemece; sanıkların dava konusu olaylara ilişkin usulsüzlüğü bizzat ortaya çıkardıkları, atılı suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin sabit olduğundan bahisle beraatlerine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından Çorum Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben yazılan 19.08.2014 tarihli yazıda, suça konu reçeteleri karşılayan eczanelerle alakalı inceleme başlatıldığının belirtilmesi karşısında, bahsi geçen eczane işleticileri hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan yürütülen soruşturma veya kovuşturma ile idari tahkikat bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa idari tahkikata ilişkin tüm evrak ile yargılamaya konu dosyaların getirtilip incelenerek, adı geçen eczane çalışanları ile sanıkların eylemleri arasındaki hukuki ve fiili bağlantı nazara alınarak mümkünse 5271 sayılı Kanun'un 8 ve devamı maddeleri gereğince söz konusu kamu davalarının birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise sanıkların eylemlerinin nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak suçunu oluşturabileceği ve bu suçtan dolayı yargılama yapma, delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza

Mahkemesine ait olacağından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam olunarak eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hükümler tesisi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Çorum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/415 Esas, 2015/800 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar yönünden, hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.

***