Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/240 Esas, 2016/10 Karar

KATILANLAR : ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Tebliğnamede adına yer verilen ... ve ... hakkında bir temyiz talebi bulunmadığı, keza sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin dilekçesinin içeriğine göre temyiz talebinin vekalet ücretine hasren olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/1. maddesinde yer alan “Yargı yerlerince avukata ait olmak üzere karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücreti, bu Tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamaz. Bu ücretin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulur” ve 14/4. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenlemeler ile Ceza Genel Kurulunun 01.06.2021-12/45-234 sayılı Kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmaktadır. Buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün değildir” ve “...aynı dava dosyasında aynı suçtan yargılanan birden fazla sanığın tek müdafi ile temsil edilmesi ve yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi sebebiyle, müdafi tarafından sanıklara sunulan avukatlık hizmetinin sanık sayısınca bölünmesi mümkün olmadığından sanıklar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte Avukatlık Kanunu'nun 169. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. maddesi uyarınca avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacak şekilde avukatlık ücretinin belirlenmesi gerektiği” hususları gözetilip, yargılama sırasında sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ...'ın kendilerini Avukat ... ile temsil ettirdikleri nazara alındığında, tek vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu ücrette avukatın emeği, çabası, işin önemi, niteliği ve davanın süresi göz önünde tutularak artırım yapılması gerektiği gözetilmeden tek bir vekalet ücretine hükmedilip bu ücrette artırım yapılmaması,

Kanuna aykırı, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “Kendilerini aynı vekille temsil ettiren sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden sanıklar müdafiinin emeği, çabası, işin önemi, niteliği, davanın süresi ve karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi de göz önünde tutularak takdir edilen 2.000,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak payları oranında adı geçen sanıklara verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA 27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***