Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/87 Esas, 2015/491 Karar

SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2014 tarihli ve 2014/158146 Soruşturma, 2014/48643 Esas, 2014/3184 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2014/357 Esas, 2015/24 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3.İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/87 Esas, 2015/491 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık 25.01.2016 havale tarihli dilekçesi ile; katılanın talebi doğrultusunda ihaleyi fesat karıştırma davasını geciktirdiğini, duruşmalara katılıp ilk celsede karar çıktığı takdirde katılanın mağdur olacağından kararı temyiz ettiğini beyan etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olarak görev yapan sanığın, davacı katılan vekili sıfatıyla, davalılar ... ve ... aleyhine Ümraniye 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/995 esasına kayden açtığı ihalenin feshi davasında mazeret dilekçesinin kabul edildiği 20.01.2012 tarihli ilk duruşmadan sonra yapılan diğer 14.03.2012, 30.03.2012 ve 20.04.2012 tarihli oturumlara katılmayıp, gerekli hiçbir hukuki talepte bulunmayarak davanın reddine dair müvekkili aleyhine 20.04.2012 tarihli kararın verilmesine sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Sanığın, davacı katılan vekili sıfatıyla, davalılar aleyhine Ümraniye 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/995 esasına kayden açtığı ihalenin feshi davasında duruşmalara katılmayıp, gerekli hiçbir hukuki talepte bulunmayarak davanın reddine dair müvekkili aleyhine kararın verilmesine sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilmiş ise de; söz konusu kararda, taşınmazın satımına konu alacak davasının tehiri icra talepli temyiz edilmediği gibi yapılan ihaleye katılımının engellenmediğinden bahisle davanın reddine hükmedildiği, ihaleye fesat karıştırma suçuna ilişkin bir soruşturma yahut kovuşturma bulunmadığı gibi Ümraniye 2. İcra Hukuk Mahkemesinin söz konusu kararının sanık avukat tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12. Hukuk Daresinin, 2012/23541 Esas ve 2012/34490 sayılı Kararıyla onandığı, karar düzeltme talebinin de aynı Daire tarafından 22.04.2013 tarihli karar ile reddedildiği, sanığın savunmalarında müvekkilinin talebi doğrultusunda süreci uzattığını da beyan ettiği hususları nazara alındığında, sanığın hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinde belirtilen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması için görevin gereklerine aykırı davranış yanında objektif cezalandırma şartı olan "kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olunması" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlanması" şartlarından birinin de bulunması gerektiği ancak objektif cezalandırma şartlarından birinin oluşup oluşmadığının, oluştuysa ne şekilde oluştuğunun ve sanık savunmalarına neden itibar edilmediğinin denetime imkan verecek şekilde karar yerinde tartışılması ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısı ile uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle aynı Kanun ve maddenin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/87 Esas, 2015/491 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.

***