"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/58 Esas, 2015/661 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kahramankazan Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2015 tarihli ve 2014/1041 Soruşturma, 2015/25 Esas, 2015/24 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/58 Esas, 2015/661 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafii, sanığın para karşılığı işlem yapmadığını, nitekim bu işler için resmi kayıtlara geçecek şekilde kendi posta çek hesabını kullanmasının eşyanın tabiatına aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
2-O yer Cumhuriyet savcısının Temyiz Sebepleri
O yer Cumhuriyet savcısı, sanığın eyleminin rüşvet alma suçunu, söz konusu paraları sanığın hesabına yatıran kişilerin eyleminin ise rüşvet verme suçunu oluşturacağını ancak bu yönden herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan eksik soruşturma ile iddianame tanzim edildiğini, bu nedenle yerel mahkemece suç vasfının rüşvet yerine görevi kötüye kullanma suçu olarak tespit ve ceza tayininde hukuki isabet bulunmadığını belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Karayolları 4. Bölge Müdürlüğü (Ankara) Ana Kontrol Merkezi Başmühendisliği Akıncı Bakım ve İşletme Şefliğinde gişe memuru olarak görev yapan sanığın HGS sisteminden geçiş yapmış kişilerin düzeltme işlemlerinde usulsüzlük yaptığı iddiası üzerine icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle hakkında kamu davası açıldığı ve sanığın atılı suçu zincirleme olarak işlediği kanaati ile cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 252 nci maddesinde düzenlenen rüşvet suçu bakımından "kamu görevlisinin görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlaması"nın gerçekleşmesi gerekip, maddede sayılan eylemlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Kanun'un 2 nci maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir" hükmü de nazara alındığında; iddianamede bu suçları oluşturabilecek, ilgili maddede sayılan eylemlere ilişkin bir isnada yer verilmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu suç yönünden değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkin düşünceye iştirak edilmemiş, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın, söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması, temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken, kamu zararının ne kadar olduğu ayrıntılı bir şekilde araştırılıp tespit edilmeden "suç kastının yoğunluğu, suçun işlendiği yer ve zaman, suç sonrası oluşan zarar" şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile en üst sınırdan ceza tayini,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Kanuna aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/58 Esas, 2015/661 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye sonucu itibarıyla uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.