"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/204 Esas, 2018/652 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Adalet Bakanlığı
ŞİKAYETÇİ : Hazine
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu itibarla Hazinenin görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmadığından, bahsi geçen suça yönelik vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, dava ve duruşmalardan haberdar edilmeyen Adalet Bakanlığının tebliğ edilen ilk hükmü vekili aracılığı ile 12.06.2013 tarihinde temyiz ettiği, hükmün bozulması üzerine yapılan yargılamada 28.05.2013 tarihli katılma talebi hususunda bir karar verilmediği, suçtan zarar gören vekilinin inceleme konusu hükmü de süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz dilekçelerinin katılma iradesi içerdiği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 ve 260/1. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne ve incelemenin katılan Adalet Bakanlığı vekilinin sanıklar hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 25.12.2012 ve 04.03.2013 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanıklar hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.