"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre; zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1) Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2017 tarihli ve 2015/119 Esas, 2017/127 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1. maddesi uyarınca ayrı ayrı 10'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
2) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.05.2017 tarihli ve 2017/874 Esas, 2017/885 sayılı Kararı ile sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
3) Sanıklar müdafiilerinin temyizi üzerine Dairemizin 26.02.2018 tarihli ve 2017/7028 Esas, 2018/1209 Karar sayılı ilamı ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar bozulmuştur.
4) Bozma üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 02.05.2019 tarihli ve 2018/1063 Esas, 2019/886 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1, 43/1-2, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4.500,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 53/5. maddesi gereği hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkilinin diğer sanık ...'e makbuzları iptal etmesi yönünde bir talimat vermediği, sanık ...'in müvekkilinin görev süresi sona erdikten sonra dahi makbuzları iptal ettiğinin görüldüğü, bilirkişi raporunun müvekkilinin lehine olduğu, kendisine yasal olarak yol harcırahı ödenmesi gerekirken bir kuruş dahi almadığı, suçun oluştuğu kabul edilmemekle birlikte müvekkilinin eyleminin en azından görevi ihmal derecesinde kalmış olabileceğinin düşünülmemesinin ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasının hukuka aykırı olduğu ve sair hususlara ilişkindir.
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi
Müvekkili hakkında soruşturma izni alınmadığı, müvekkilinin yaptığı işlemlerde suç kastı bulunmadığı, oluşan zarara icrai hareketi sonucu değil ihmali bir davranışı neticesinde sebep olduğu ve sair hususlara yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde sanıkların "ayrı ayrı 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına" yerine "ayrı ayrı 9 hapis cezası ile cezalandırılmalarına" yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiş, sanıklar hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizin, 26.02.2018 tarihli ve 2017/7028 Esas, 2018/1209 sayılı Kararı ile bozulan ilk hükmün sanıklar müdafileri tarafından temyiz edildiği nazara alındığında, Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun, 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının ya da sınırlı uygulama yapılmasının kazanılmış hak niteliğinde olup aleyhe bozma yasağına konu olacağı gözetilmeden, ilk hükümde sanıkların kamu görevini üstlenme hak ve yetkisinin kullanılmasından yasaklanmalarına karar verildiği halde sanıklar hakkında bu kez 53/1-a madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu aykırılığın Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereğince, Bölge Adliye Mahkemesine ait hüküm fıkrasının "9" numaralı bendinin "Sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/5. maddesi gereğince, eylemlerini aynı Kanun'un 53/1-a maddesinde sayılan hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirmiş olmaları sebebiyle, ayrıca, sanıklara verilen adli para cezasının tamamen infazından sonra başlamak üzere, kazanılmış hakları nazara alınarak, 5 AY SÜRE İLE KAMU GÖREVİNİ ÜSTLENME HAK VE YETKİSİNİN KULLANILMASINDAN YOKSUN BIRAKILMALARINA," şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE eleştirilen hususlar dışında diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.