Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Eylemin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.12.2015 tarihli ve 2015/76289 Soruşturma, 2015/26483 Esas, 2015/23136 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/940 Esas, 2016/296 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık müdafiinin temyizi, suça konu icra takip dosyasında ihale ilanının tebliği konusunda katılan vekili ile birlikte çalışıldığına, icra müdürü olan sanığın tarafların menfaatlerine zarar gelmemesi için bu konuda bizzat yardım istediğine, sehven meydana gelen tebliğ eksikliğinin ceza yargılamasına konu olmaması gerektiğine, suç kastının olmadığına ve hakkında verilen hükmün bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.O yer Cumhuriyet savcısının temyizi, sanığın eyleminin insani hata niteliğinde olduğuna, ihmal kastı olmadığına, eksikliğin alacaklı vekilince takip edilebileceğine ve kabule göre de 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Antalya 5. İcra Dairesi müdürü olan sanığın 2010/178 sayılı takip dosyasında taşınmaz satışına ilişkin ihale ilanını borçlu vekiline tebliğ etmeyerek satışın Antalya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 09.12.2014 tarihli ve 2014/972 Esas, 2014/1213 sayılı Kararı ile feshine neden olduğu, bu suretle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE

Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanığın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma veya kovuşturmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.03.2016 tarihli ve 2015/940 Esas, 2016/296 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.

***