Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/264 Esas, 2016/78 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Gemerek Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.12.2015 tarihli ve 2012/531 Soruşturma, 2015/209 Esas, 2015/208 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/264 Esas, 2016/78 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafii 20.04.2016 tarihli dilekçesi ile; müvekkilinin suç işleme kastı olmadığını, kamunun zararına yol açılmadığını, sanığın yıkım kararlarının alındığı tarihlerde zamanının büyük bir bölümünü Yeniçubuk Belde Belediyesinin kapanmaması için harcadığını, kesilen para cezalarının tahsil edildiğini, ruhsata uygun hale getirilmeyen yapıların ise daha sonra yıkımı gerçekleştiğinden beraat kararı verilmesi gerektiği nedenleriyle kararı temyiz ettiğini beyan etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde Yeniçubuk Belediye Başkanı olarak görev yapan sanığın, Belediye Encümeni tarafından 11.09.2009 ve 10.08.2012 tarihleri arasında alınan kararlar ile ilgilileri hakkında idari para cezası kesildiği ve aynı zamanda ilgililere 30 günlük süre verilerek yapılarını imara uygun hale getirmeleri, aksi takdirde belediye tarafından yıktırılarak yıkım masraflarının yapı sahibinden tahsil edilmesine dair kararlar verilmesine karşın, görevi gereğini yerine getirmediği, yıkım kararı verilen inşaatlarla ilgili verilen süreler dolduğu halde yıkım işlemlerini tamamlattırmadığı için görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan kamu davasında, Mahkemece; zincirleme ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin anılan düzenlemenin yürürlük tarihinden önce olmasına nazaran, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, "daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden kanuni şartların oluşmaması" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2016 tarihli ve 2015/264 Esas, 2016/78 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.10.2023 tarihinde karar verildi.

***