"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/408 Esas, 2019/855 Karar
SUÇ : Zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sapanca Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.10.2012 tarihli ve 2012/1682 Soruşturma, 2012/484 Esas, 2012/263 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ile 53 üncü maddesi gereği hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Sapanca (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 09.10.2013 tarihli ve 2012/350 Esas, 2013/179 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3. Bahse konu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 21.05.2019 tarihli ve 2015/10769 Esas, 2019/5523 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/408 Esas, 2019/855 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3 ay 3 gün hapis cezası karşılığı 1.860 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve suç kastıyla hareket etmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sapanca PTT Müdürlüğünde posta dağıtım görevlisi olan sanığın, Kadınhanı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/101 Esas sayılı dosyasında davalı olarak bulunan... adına çıkarılan davetiyeleri usulüne uygun olarak tebliğ etmediği, Mahkeme tarafından durumun ihtar edilmesine rağmen yeniden yapılan tebligat işlemlerinin de usule aykırı şekilde yapıldığı iddia ve kabul edilerek zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eylemlerinin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasa'nın 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan suç tarihinde Sapanca PTT Müdürlüğünde dağıtıcı olan sanığın 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ifa ettiği görevinden doğan suçlardan dolayı kamu görevlisi sayıldığı ancak aynı Kanun Hükmünde Kararname'nin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince soruşturulmasının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi uyarınca "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sapanca Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2019 tarihli ve 2019/408 Esas, 2019/855 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği ve dosya kapsamında resen tespit edilen hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.