"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/75 Esas, 2016/283 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahallî mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın katılma hakkının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükmü temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık müdafiinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanığın eyleminin sübutu halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 24.03.2016 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.