"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/93 Esas, 2015/413 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hayrabolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.03.2015 tarihli ve 2015/117 Soruşturma, 2015/93 Esas, 2015/92 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/93 Esas, 2015/413 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası karşılığı 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suç kastının olmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tatbik edilmesinin ve lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Hayrabolu Adliyesinde yazı işleri müdürü olan sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesiyle atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eylemlerinin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan suç tarihinde Hayrabolu Adliyesinde yazı işleri müdürü olan sanık hakkındaki görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un 2 nci maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/93 Esas, 2015/413 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.10.2023 tarihinde karar verildi.