"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/88 Esas, 2016/186 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir nitelikte olduğu, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 12.01.2016 tarihli ve 2016/575 Soruşturma, 2016/235 Esas, 2016/23 numaralı İddianameyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep ve iddia edilmiştir.
2. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2016 tarihli ve 2016/34 Esas, 2016/51 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/186 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluğu uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık 11.07.2016 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile gerekçesiz şekilde hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın İzmir Barosu'na kayıtlı serbest avukatlık yaptığı, katılandan aldığı vekaletle davacı katılan vekili olarak İzmir 15. Aile Mahkemesinin 2014/795 Esas sayılı dosyasında, katılanın davalıyla boşanmayla neticelenen evlilikleri süresince edinilen ve davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazların alımında ve davalı adına kayıtlı banka hesaplarında bulunan birikimlerde katılanın katkısı bulunduğundan bahisle fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla dava değeri olarak gösterilen 50.000 TL'nin katılana ödenmesi istemiyle katkı payı alacağı davası açtığı, sanığın bu davanın 28.05.2015 tarihli ikinci celsesinde, katılanın bilgisi ve muvafakati olmaksızın, davalıyla katılana 50.000 TL ödenmesi karşılığında fazlaya ilişkin haklardan feragat etmek suretiyle anlaştıklarını beyan ettiği ve Mahkemece sulhun tespitiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine sebep olduğu, bu suretle katılanın fazlaya ilişkin haklardan mahrum kalarak zarara uğramasına sebebiyet verdiği iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrasının uygulanması sırasında 53 üncü maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar yasaklanması yerine, aynı madde ve fıkranın "a" bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan 2 ay 15 gün süreyle yasaklanmasına karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.07.2016 tarihli ve 2016/88 Esas, 2016/186 sayılı Kararına yönelik temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan "TCK'nın 50/1-a ve 52/2. maddesi gereğince" ibaresinden sonra gelmek üzere "150 tam gün adli para cezasına çevrilmesine," ibaresinin eklenmesi, aynı bendin dördüncü paragrafında yer alan "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği" şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından çıkarılması, yine aynı bendin altıncı paragrafında yer alan ''53/1-a'' ve "2 ay 15 gün" ibarelerinin ise ''53/1-e'' ve 75 gün şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.