Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/166 Esas, 2016/102 Karar

SUÇLAR : Zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM :1)Sanıklardan ...,...,... hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması,

2)Sanık ... hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet.

TEMYİZ EDENLER : Sanıklar

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, bozma

Tortum Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/166 Esas, 2016/102 sayılı Kararının sanıklar ...,... ve ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

Sanıklar ...,...,... hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, aynı Kanun'un 264 üncü maddesi de gözetilerek sanıkların temyiz isteklerinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görülmüştür.

Sanık ... hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Tortum Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.11.2015 tarihli ve 2014/16 Soruşturma, 2015/141 Esas, 2015/139 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.Tortum Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/166 Esas, 2016/102 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları, 62 nci maddesi, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası karşılığı 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık 27.06.2016 havale tarihli dilekçesi ile; köy bütçesini herhangi bir zarara uğratmadığını, bahse konu taşınmazın kiracısının mahkeme tarafından tanık olarak dinlenmediğini, bu nedenle kararı temyiz etmek istediğini beyan etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Balıklı Köyü muhtarı olan sanığın, köy tüzel kişiliği adına tutulması gereken defterleri tutmamak, köy taşınmazına ait kira gelirlerini zamanında tahsil etmeyip herhangi bir icra takibi de başlatmamak, köy harcamalarını köy ihtiyar heyeti tarafından karar alınmadan yapmak, tahsil edilen köy gelirlerini bütçede yer almayan kalemlere usulsüz harcamak suretiyle köy bütçesini zarara uğratıp zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilerek atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık hakkında olaylar ve olgular bölümünde açıklanan isnatlardan dolayı zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın muhtarlığa ait defter ve belgelere Tortum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından el konulduğuna yönelik savunması ve soruşturma aşamasında ifadesine başvurulan tanık ...'in, köy tüzel kişiliğine ait banka hesabında haciz bulunması sebebiyle sanığın kira bedelini elden teslim alma talebi üzerine tutarı elden teslim ettiğini beyan etmesi karşısında; köy tüzel kişiliğine ait tüm defter ve belgeler temin edilerek, banka hesabına haciz işlemi yapılıp yapılmadığı da araştırıldıktan sonra dosyanın kül halinde Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilip iddiaya konu her bir eylem yönünden ayrı ayrı savunmayı da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak

sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturmaya dayalı ve gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,

Kabule göre de;

Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, hüküm fıkrasında, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yerine 50 nci maddesine yer verilmesi ile adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle anılan Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen ve adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR

1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle sanıklar ...,...,...'ın haklarında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik temyiz istemleri açısından dosyanın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN MAHALLİNE İADESİNE,

2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tortum Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2015/166 Esas, 2016/102 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2023 tarihinde karar verildi.

...

***